31 Ekim 2011

Hiç Adil Değil

Şu fotoğraftan soldakinin elde tutulup sağdakinin gönderilmesi ya da elden kaçırılması hiç adil değil. Dün ikisi de ikinci yarı oyuna girdi. Soldaki takımın vitesini 2 tık aşağıya çekerken diğeri takımının vitesini bir tık yukarı çekti.

Kayserispor Maçı


Maçın Adamı: Elmander

Sezarın Hakkı Sezar'a Ödülü: Ayhan Akman

Maçın Bidonu: Aydın Yılmaz

Maçın Yaş/Performans Lideri: Ujfaluji ve Semih

Maçın Tedirgin Edeni: Muslera

Maçın Sürprizi: Riera ve Ayhan performansı

Maçın Şanssızı: Yekta

28 Ekim 2011

Göreceğiz.



Bakalım bu görüntünün sonunda oluşacak yaptırımı göreceğiz. Çok daha vahim olaylar yaşanabilirdi. Bu görüntüleri sümen altı ettirtmeyelim. Yaptırımları çok merak ediyorum.

Ülkemdeki adalet sistemi

Yıllardan beri değişmeyen saçma durumu ne güzel özetlemiş.

Unutturmayacağım




Bu kardeşlerimizi unutturmamak için elimden geleni yapacağım. Çağrımı yenileyeceğim.

" Türk futbolcularına sesleniyorum. Şehitlerin geride bıraktığı çocukların okumaları için elinizden geleni yapın. Nuri, Hamit, Tuncay, Arda, Mehmet, Emre ve diğerleri kullanın bütün gücünüzü ve bu çocukların okuyabilmeleri için yardım amaçlı bir gösteri maçı düzenleyin. Unutmayın ki bazıları sadece konuşur onların yardım yapabilmeleri için ancak böyle etkinlikler gerekir. Durmayın kaldırın kıçınızı.."

Budur!!



27 Ekim 2011

Çaldığınız Puanın Hesabını Nasıl Vereceksiniz?

HAKEM DEĞERLENDİRMESİ
- Servet'in pozisyonu kırmızı değil sarı kart. Sadece Servet olsa anlayacağım ama çapraz koşan bir Ujfa var orada.
- Sabri faul maul yapmadı hakem faul verdi. Sabri delirdi. İlk başta Sabri'ye kızdım profesyonelce davransana diye ama az bile yaptı ben olsam hakeme dalmış ve futbol hayatım bitmişti herhalde.
- Verdiği vermediği kartlardaki ikiyüzlülüğü gün gibi ortada.
- Antep'in penaltısını ve dolayısıyla Musleranın kırmızısını yediler. Eyyamcılık yaptılar.
- Verdikleri her karardan sonra yüzlerine baktım. Adamlar resmen Galatasaray'dan nefret ediyorlardı.
- Takım 10 kişi kalınca maçı aldıklarını düşünmüşlerdi baktılar ki 10 kişi ile daha iyi oynamaya başladık hemen saçma sapan bir karar ile takımın dinamosunu da oyundan attılar. Dün akşama kadar uzun zamandır hakemlere küfretmemiştim.

GS DEĞERLENDİRMESİ
- Kewell'ı gönderip bu Riera'yı getirene dün aksam çok sevgi dilekleri gönderdim. Kulakları bayağı çınlamıştır.
- Servet'i oyuna girerken de kart yedikten sonra da özellikle yüzüne bakarak inceledim. Adamın s.kinde değildi durum. Devre arasında acilen satılması gerekiyor. Serdar Aziz diyordunuz. Takasa gidin işte.
- Gökhan'a nazar değdirdik.
- Bu takıma 10 numara şart diyordum ama daha da sart olanı iyi bir stoper.
- Muslera yine aynısını yaptı. O topu nasıl sektiriyorsun arkadaş. Ayrıca her topu degaj şeklinde uzaklaştırmaması gerekiyor. Rakip hemen her topu aldı ve her top geri döndü. Takım bu yüzden daha fazla efor sarfetti. Oysa geriden başlatsa top bizde kalsa daha akıllıca oynayacak ve belki de beraberliği kurtaracaktık diyeceğim ama hakem müsade etmezdi.
- Eboue hala rezalet oynuyor.
- 10 kişi kaldıktan sonra oynanılan oyun bana o özlediğimiz Galatasaray'ı hatırlattı. Büyüklüğünün farkında ve hala atak peşinde koşan takım.
- Sabri ve Elmander sizlere buradan gerçekten kucak dolusu sevgiler.
- Kaptanlığı acilen Ujfa'ya verin. Her hareketi ile hakediyor.

BU STADIN ZEMİNİNDEN SORUMLU KİMSE DİREKT KOVUN TAKIMDAN. BU STADA BÖYLE ZEMİN OLUR MU KARDEŞİM. BU NE REZİLLİKTİR BE.

26 Ekim 2011

Tek Ses Tek Yürek


Şu anda 19 kanal aynı yayını yapıyor. Olması gereken budur işte. Helal olsun gerçekten inanılmaz duygulandım.
TEK SES TEK YÜREK

Bir gün sen düşersen....


Resme dair haberin detayları burada.

Gözlerim Seni Arıyor


Her Galatasaray maçında gözlerim seni arıyor neredesin sen? Şu takıma cuk oturacak adamdı.

Olacağı buydu.

Özel güvenlik dernekleri federasyonu başkanının raporu şu şekilde imiş:
- Kadınlar ve çocuklar biletlerini çaldırıyor.
- Biletleri alan çocukların çoğunun aynı bölgeden olması durumun karaborsacılar tarafından değerlendirildiği şüphesi uyandırıyor.
- Karaborsacıları yakalayan özel güvenlik görevlilerine bıçak çekildiği biliniyor.
- Yaşı küçük yazılmış çok sayıda gencin bilet alabildiğini biliyoruz.

Adamsınız


Mehmet Topal ve kulubu Valencia ile ilgili haberi aşağıdan okuyabilirsiniz. İspanya'da yıllardır Valencia'ya bir sempatim vardı haklı olduğumu görmek güzel oldu.


25 Ekim 2011

Asker Selamı


Asker selamını bu şekilde vermesinler bence askere gidince yoksa komutandan tokatı veya küfrü yerler valla. Öğrenecekler artık askere gidince :)

Birincisi kafada şapka veya kep yokken yukardaki selam verilmez.

İkincisi hadi diyelim ki verdin o parmakları öpüverir komutanlarınız valla.

İşin şakası bir yana bütün gol atanların hepsine helal olsun. Ama çağrım hala geçerli. Kaldırın kıçınızı ve gerek şehit aileleri gerek Van'da zor durumda olan kardeşlerimizi için arada bir gösteri maçı yapın ve bütün gelirini bağışlayın. Hadi artık kaldırın kıçınızı. (Mail attıgım bloggerlardan sadece ve sadece birkaç kişinin yayınladığı bir çağrıydı bu. Yayınlayanlara teşekkür ederim.)

24 Ekim 2011

Canım İstedi Be



Bulamıyoruz buralarda. Oysa Adana'daki öğrencilerin cankurtaranıdır aksamları acıkmıssan hele bir de. Ha bir de hafiften alkol aldıktan sonra bunu yemesi de var tabii. Canım istedi be. Görüntüye aldanmayın tadı sahanedir. Bunun ne oldugunu bilen var mı :)

Allahına Gurban


Adana çevresinde yaşamayanlar bu sözü pek bilmezler muhtemelen. Bizim oraların en meşhur en içten sevgi sözcüğüdür bu. O yöreden birisi size bunu söylüyorsa kendinizin iyi birşey yaptığından emin olabilirsiniz. Resimdeki poster Kasım Gülek Köprüsü'nün üzerinden geçerken görülürdü.

23 Ekim 2011

Gurur elimden tutup beni maça götürebilir mi baba?

video

Bozüyükspor:2 Bugsaş:1

Maça anlamsız bir ilk 11 ile başladı Bozüyükspor. Sahada ilk başta kadroya yazılması gereken adam Hacı Mustafa kenardaydı. Neden böyle birşey yaptı anlamış değilim.
Maça başladığı 11 şu şekilde:
Oğuzhan
Kadir, Kemal, Özkan, Muhammed
Mikail, Abdullah, Yasin, Emrah
Ahmet, Okan

Maçın başından itibaren Bozüyükspor anlamsız bir futbol oynayamaya başladı. Arada kaçırılan goller vardı ama rakip inanılmaz boşluk buldu ortasahada ve çok ciddi tehlikeler yakaladılar. Bu pozisyonlardan birinde de golü buldular. Sağ bek ve sağ stoperin ortaklaşa hatası ile çok kolay bir pozisyonda golü buldu Bugsaşspor. Golü bulduktan sonra bir iki kontraatakla ciddi tehdit ettiler Bozüyükspor kalesini. Arada Okan Öztürk'ün kaçırdığı bir gol var ki akıllara zarar.
Devrenin sonuna doğru Hacı Mustafa'nın ısınmaya gönderilmesi ve çağrılması bütün tribünleri ateşledi. Devre olmadan sahaya Hacı Mustafa'yı sürdü ve Özkan'ı kenara aldı hoca. Biz sağ bek Kadir'i suçladık bütün pozisyonlarda ama Gürses Hoca Özkan'ı hatalı bulmuş olsa gerek Özkan'ı çıkarttı oyundan. Hacı Mustafa'nın oyuna girmesi ile ortasahada üstünlüğünü yavaş yavaş hissettirmeye başladı Bozüyükspor. Maçın başından beri inanılmaz etkisiz oynayan Ahmet Kuru'nun çıkması ve Furkan'ın girmesi hücumda da daha dengeli bir takım olmasını sağladı. Son hamle olarak Emrah'ın çıkarılıp Muharrem'in oyuna girmesi ile bugüne kadar sağlam oynayan takım Ahmet yerine Okan olarak yer bulmuş oldu. Her zamanki ilk 11'ine dönen Bozüyükspor sağlı sollu atak yapmaya başladı ve emeğinin karşılığını Okan'ın süper kafa golü ile buldu. Daha sonra biraz duraklasada Muharrem'in tekrar devreye girmesi ve Mikail'e attığı müthiş pas sonunda Mikail'in bulduğu aşırtma gol ile tribünler yıkıldı. Golün ofsayt koktuğu söyleniyor. Daha sonrasında gol gelmeyince maçı 2-1 Bozüyükspor kazandı.
Maçtan Notlar
- Ahmet Kuru bugün çok kötüydü.
- Hacı Mustafa ve Muharrem bu takımda banko oynaması lazım.
- Yan hakemler bugün resmen çıldırttı.
- 2. golden sonra 5 dakika boyunca itiraz eden ve arkasında bulunan tribünü maç boyunca taciz eden Vedat İnceefe hakem tarafından tribüne gönderildi.
- Eski bir dostu Oğuzhan'ı kalede görmek güzeldi.
- Kadir bu takım için yetersiz. Şampiyon olacaksa bu takım iyi bir sağ bek şart.
- Bozüyük Kapalı tribünü bugün ilk kez coşkulu idi.

22 Ekim 2011

Mersin Nereye?



Malumunuz dün bütün gazeteler yazdı üç takımın küme düşürülebileceğini. TFF yalanladı ama diyelim ki konu doğru. O zaman MİY'nin durumu ne olacak?

MİY bildiğiniz gibi geçen sezon Bank Asya'da oynuyordu. Yani iddaa edildiği gibi küme düşürme cezası gerektiren bir şike yapıldıysa o esnada Bank Asya'da oynadığından Spor Toto 2.Lig'e mi düşürülecek? Yoksa bu sezon baz alınıp Bank Asya'ya mı düşürülecek?

Daha karmaşık sorular da var ama önce bunun cevabı verilsin.

Antalya:0 Galatasaray:0



Tek kelimeyle rezalet bir maçtı. Son zamanlarda bu kadar sıkılmamıştım. Klasikleşen madde madde maç yorumu:

1- Bu takıma AMC şart. Sasa İlic'i arıyor gözlerim bu takım böyle oynarken.

2- Aydın Yılmaz dün akşam itibariyle zannedersem Galatasaray yolculuğuna son noktayı koydu.

3- Dünkü Baros ile önceki günkü Edu arasında fark yoktu maalesef. Her topta geç kaldı ağır kaldı.

4- Eboue tanıdığımız adam değil.

5- Riera gelecektiyse Kewell neden gönderildi?

6- Muslera artık bana da güven veriyor.

7- Gökhan Zan sen böyle devam et bu taraftar seni yüceltir. Bi iki hatan vardı. Ben normal karşıladım.

8- Elmander geldiğinden beri en kötü topunu oynadı.

9- Yunus hoca inşallah diğer maçlarda da bu faul çalmama hastalığını görürüz.

10- Ujfa sen bugune kadar neredeydin arkadaş. Takımı canlandırmak için elinden geleni yaptın helal olsun sana.

21 Ekim 2011

Futbolculara çağrı

Önceki gün yaşananlardan sonra yüreklerimizdeki yangın tarif edilemez boyutta idi. Yavaş yavaş küllenmeye başladı bile bu yangın. Hayat devam ediyor. Ama lütfen o şehitlerin geride bıraktığı yavruları unutmayalım. Onların hayatlarını yeniden aydınlatmak için elimizden ne geliyorsa yapalım. Buradan futbolcu kardeşlerimize, abilerimize sesleniyorum.
İnanıyorum ki birçoğunuz çeşitli yardımlar yapıyorsunuz. Sizlerden beklentimiz bütün gücünüzü, arkadaşlıklarınızı kullanıp İstanbul'da ya da istediğiniz başka bir şehirde geliri tamamen bu şehitlerin yavrularının okuması için kullanılacak bir gösteri maçı düzenleyin. Arda, Hamit, Nuri, Tuncay ve diğerleri getirin buraya bütün isimleri. Sizin yapacağınız bu iyilik sayesinde bu taraftar da o çocuklara bir iyilik yapmış olsun. Çünkü biliyoruz ki bazıları sadece konuşur yardım yapmaları için böyle bir etkinlik gerekir. Durmayın duyarlı olun.

19 Ekim 2011

Ahmet

"Ulan ne soğuk bugün be" dedi Ahmet.
Uzandı çimlere gökyüzünde ne çok yıldız vardı. Anneannesini hatırladı. "Kuzum benim. Öğretmen olacaksın di mi." derdi. Kendi kendine kahkaha patlattı. Evet öğretmenlik yapıyordu artık çevresindekilere rehberlik hizmeti veriyordu. Dertler nasıl unutulur dersiydi verdiği ders. Uyuşturucunun kralını veriyordu gençlere. Sonra kahkahası söndü gözlerinden yaş boşalmasın diye ayağa kalktı etrafına bakındı.

Yürümeye başladı. Yaşamı geçti gözlerinin önünden. Babasını görmemişti bile. Annesini de hayal meyal hatırlıyordu. O daha dört yaşındayken intihar etmişti. Sonra zavallı anneannesi bakmıştı Ahmet'e. Sekiz yaşında o da ölünce devlet sahip çıkmış yetimhaneye yerleştirmişti. Herşey yolundaydı ta ki o orospu cocugu gelene kadar. Ne pis bakıyordu kız cocuklarına. Ara ara kızları sıkıştırdığını duymuştu. Birgün aşık olduğu kıza da sarkıntılık yapınca bıçağı sokmuştu pezevengin böğrüne. Sonrası hapishane yılları. Hapiste de her türlü pisliği görmüştü. Orada da tecavüze yeltenen pezevengi hastanelik etmişti. Hapse girdiğinde daha 12 yaşındaydı çıktığında 18. Hapiste tanıştığı bir adama gitmişti. İş bulurum belki diye. Adam uyuşturucu satıcısı idi. Ahmet'i de yanına almıştı. Hapisten çıkalı 4 sene olmuştu. Askere gitmesi gerekiyordu ama kaçıyordu sürekli askerden.

Evine gitti. Telefon deli gibi çalıyordu. Açar açmaz karşıdan sinkaflı bir küfür duymuştu. "Ulan orospu çocuğu cep telefonun niye kapalı. İki saattir seni arıyorum. Yakalandın sandım" diyordu patronu. "Bana bak sınırdan mal gelecek. Oraya bir ekip göndercem sen de git alış bu işlere." dedi.

Ahmet kendi kendine söylendi. Nerden çıkmıştı bu iş. İçi huzursuz oldu. Göğsündeki kolyeye dokundu.

Ertesi gün sabah adamları bekledi yarım saat kapı önünde. Gelen jipe atladı selam verip. Yol boyu hiç konuşmadı. Sadece sorulan sorulara cevap verdi. Etrafı izledi. Hiç görmemişti buraları. Ne enteresan yerlerdi. Adana'da mola vermişlerdi. Ulan ben hayatımda böyle yemek yemedim kralmış bu sofra dayı dedi kendi kendine. Tanıdık gelmişti bu kent ona. Sanki ömrü orada geçmiş gibiydi.

Şırnak'a ulaşmışlardı artık. Alışveriş noktasına vardılar. Herşey tamamdı ki bir anda baskın yediler. Askerler sarmıştı dört bir yanlarını. Hepsi kaçmaya başladılar. Ahmet hızla atlamış jipe diğerlerini almadan basmıştı gaza. Deli gibi gidiyordu. Tam kaçtım derken önünü kesmiş olduklarını farketti. Frene zorla bastı. Zor bela durdurdu arabayı. Arabadan atlar atlamaz ormanlık alana doğru kaçmaya başladı. Arkadan bir ses "Yakalayın şu orospu çocuğunu. Tutun şu pezevengi. Kaçma lan piiiç" diye bağırıyordu. "Kaçma lan kaçma." dedi ve ekledi "Günah benden gitti pezevengin evladı seni" dedi ve tek el silah sesi duyuldu. Ahmet sendeledi ve olduğu yere yığıldı.

Kemal koşa koşa geldi Ahmet'in cesedinin olduğu yere. "Ulan oğlum ulan oğlum bok mu var kaçıyorsun. Zorla vurduruyorsunuz kendinizi a.q." dedi. Cesedi yokladı "Ölmüşş. Hah a.q. başımız belaya girdi yine." diye söylenmeyi de ihmal etmedi. Astsubayı çağırdı. Bakın şuna diyerek.

Astsubay az sonra "Komutanım" diye seslendi. "Bunun boynunda askeri künye var ama dedi. Künyede Ahmet Şahin yazıyordu. "Allah Allah araştırın bakalım kimlikten kimmiş neciymiş bu" diye emir verdi astsubayına.

Kemal oturdu sandalyesine boş boş bakındı duvara. Birazdan kapı çalındı. Gelen astsubaydı. "Komutanım adamın dosyasını getirdim" dedi. "Saol Saffet. Bırak oraya bakarım birazdan" dedi.
Kemal dosyayı eline aldı. Okudu durdu. Sonra eline bir kalem aldı. Birşeyler yazmaya başladı.
Az sonra tek el tabanca sesi duyuldu Kemal'in odasından. Koşa koşa gitti astsubay komutanının odasına. Kemal koltuğa yığılmış, silahı yere düşmüş kafasında bir delik vardı. Masanın üzerinde de bir not vardı. Astsubay notu eline aldı:

"Jandarma Komando Yüzbaşı Ahmet Şahin. Memleketi Adana. Çatışmanın ortasında tam ölmek üzereyken sırtımdan beni itekleyip kendi canını benim uğruma fena eden komutanım. Bana şu an taşıdığım canı verdi ama ben onun karısının taşıdığı cana göz kulak olamadım. Üstüne ona hakaretler ettim. Bugün öldürdüğüm çocuk Komutanımın bana emanetidir. Ona borcumu ödeyemedim. Canımı geri veriyorum."

Önce Birlik Olalım

Bugünün en kötü haberinden sonra canım fazlasıyla sıkkın. Malum paylaşım sitelerine de az çok göz gezdirdim. Herkes birbirine sallamakta. Türk halkı olarak bu olayda bile birlik olmayı başaramıyoruz ya bravo. Allah bu millete akıl fikir versin. Hala parti davasındalar. A partisi B partisi C partisi umrumda değil. Bugün umrumda olan tek şey o 26 ailenin düştüğü durum. Herkes gözünü kapatsın. O kardeşlerimizin annesini, babasını, sevgilisini ve en önemlisi de çocuklarını düşünsün. Ne olacak o çocuklar nasıl bir ortamda büyüyecekler? O çocukların yaşayacağı travmayı düşünün ve o çocuğa nasıl bir gelecek bırakabiliriz hazırlayabiliriz herkes onu düşünsün. İntikam çığlıkları atarız atıyoruz da. Ama bu çocuğun geleceği ne olacak? Herkes önce bu sorunun cevabını versin. Herkes önce tek başına değil toplum olarak bununla başedebileceğinin farkına varsın. Nasıl ki istiklal marşını okurken tek bir ağızdan haykırıyorsak bu çocuğun geleceği için de tek bir ağızdan bağırmalıyız.

18 Ekim 2011

Kerem İnan?


Kerem bildiğim kadarıyla takım bulamadı ve halen MİY kadrosunda. Neden kadroda düşünülmedi bilemiyorum ama Kerem dün yedek kaleci olsa ve sahaya o girseydi çok şey değişirdi. Birincisi kalede güvenilir bir kaleci olurdu defans için. İkincisi Ben Yahia oyunda kalırdı ki Mersin'i dün asıl bitiren de belki buydu.

MİY:1 FB:2



Öncelikle maçın ikinci yarısında Sehiç'in yediği golden sonra telefonla konuştuğum arkadaşlarımın olum bu kaleci yaktı bizi-sizi iki golu de mal gibi yedi diyen arkadaşlarıma buradan bir kez daha maçı izlerken dikkatli olmalarını öneriyorum. 2. Golü yiyen adam Sehiç idi.

Ayrıca değişiklikten hemen sonra sarı kart nedeniyle Ben Yahia'yı oyundan aldı diyen spikerlere selam çakıyorum.

Maçın başında yenilen beklenmedik bir gol ve sonrasında gelen aşırı yağmur FB'den çok MİY'yi etkiledi. Farkında olmayabilirsiniz ama MİY'nin sahaya çıkan 11'inde FB'nin sahaya çıkan 11'inden daha çok teknik ile oynayan adam vardı.

Maçtan önce umarım Amoah ile başlar ve yerden oynar demiştim. Beto'yu tercih etti. Eh Beto da fena değildi.

Maçta önce yine sol bekin Çağdaş sağ bekinde Mustafa olması gerektiğini ve Ziegler ile önündeki oyuncuyu tehdit etmeleri gerektiğini söylemiştim. Maalesef bu da olmadı. Erhan Güven'e kanım bir türlü ısınmadı benim. Dün Nduka'yı çok yalnız bıraktı hucumda. Bırakmadığı pozisyonlarda da arkasını bomboş bıraktı. İlhan'a sallayanlar dün İlhan'ın değerini görmüştür umarım.

2. yarının başında Hakan'ın sakatlanması ile Ben Yahia'yı dışarı alınması MİY'i orta alanda çok yetersiz bıraktı. Mersin'in bu bölgeye kaliteli bir yerli transferi yapması şart oldugu görüldü. Hakan Bayraktarlarla olmuyor bu iş. Sonrasında gelen gol ve kırmızı kart ile zaten olay koptu.

Herşeye rağmen oynamaya çalışması, 10 kişi kalmasına rağmen rakibinin üzerine cesurca gitmesi ile beni cidden onurlandırdı bu takım. Bu takımla gurur duyuyorum.

Devre arasında yapılacak bir sağ bek bir sol açık ve kaliteli bir orta göbek yedeği takviyesi ile bu takım ilk 8'i rahat zorlar.

Maçın hakemi ile ilgili konuşmak anlamsız.

İbrahim Kaş'a da hakikaten bravo yani. Bu kadar aptalca bir ikinci sarı kart görmemesi lazım böyle tecrübeli bir adamın.

Zannedersem bu maçta Boum radara takılmıştır.

17 Ekim 2011

MİY-FB maçı üzerine

Fb Gökhan Gönül ve Mehmet Topuz ikilisinin sakatlığı nedeniyle MİY karşısında bu futbolculardam yararlanamayacak ki bu MİY için ciddi bir avantaj olacak. Keza sağ bek İlhan Ozbay'ın geçen hafta gördüğü kırmızı kart ile cezalı duruma düşmesi sonrasında oradaki boşluğu kimin dolduracağıdır. Adaylar Erhan Guven, İbrahim Kaş olarak görülse de ben o bölgede Mustafa Keçeli'nin tercih edilmesi taraftarıyım. Mustafa Keçeli'nin sağa atılması ve Çağdaş Atan'ın sol bek olarak değerlendirilerek stoper ikilisini bozmadan kurulacak bir kadro en doğrusu olabilir. Hele ki Gökhan'ın olmadığı bir maçta bu bence kesinlikle düşünülmeli. Fenerbahçe'nin sağ bekinin Orhan Şam olacak olması o kanattan gelecek akınların daha çabuk savuşturulabileceği ve o kanatı savunacak Orhan Sam'ın pek ileriye çıkamayacağı görüşündeyim. Sol taraftaki Ziegler'in hucuma çıkmamasını sağlamak şu an için daha mantıklı hareket olacak ki bunu Nduka ve Mustafa ikilisi ile sağlayabiliriz.

Nobre bu maçta muhtemelen oynayamayacak. Nobre'nin olmaması hem dezavantaj hem avantaj. Muhtemel bir Amoah tercihi araya çok adam kaçıran FB defansı için bence daha etkili olacaktır. Nobre'ye şişirilmesi muhtemel her topu Yobo'nun toplayacağını düşünürsek Amoah'ın tercih edilmesi ile yerden hızlı paslarla oynar isek bu maçta FB'nin başı çok ağrıyabilir.

Ortasaha tercihi de bu maçta çok önemli. Hucumu da unutmadan defansif olarak savaşacak bir dörtlü ya da üçlü kurulması şart. Ben Yahia, Zurita ve Erman tercihi bence en mantıklısı. Hem yaratıcı hem savaşan oyuncular. Erman için savaşma kısmı geçerli olmayabilir ama Amoah oynarsa ona o ara paslarını atabilecek oyuncu sayısı çok değil.

Öndeki üçlü Nduka, Moritz ve Amoah olmalı kesinlikle. Mersin'in en büyük sıkıntısı sol açıkta kimin oynayacağı. Burada Moritz görülüyor ama buraya maalesef bir transfer yapılmamış olması takımı çok sekteye uğratıyor.

Mersin bugun korkmadan sahaya çıkarsa iş yapar. En kötü 1 puan alabilir düşüncesindeyim.

Mersin'in benim kafamda çıkması gereken kadrosu şu şekildedir:

Kaleci:Hakan

Defans: Mustafa Keçeli, İ.Kaş, Boum, Cagdas


Defansif Ortasaha: Zurita, Ben Yahia


Ofansif Ortasaha: Nduka, Erman Ozgur, Moritz


Forvet: Amoah

Not: Bilet fiyatlarını da fırsat bu fırsat kol gibi yapan yönetime de sevgilerimi iletiyorum. Bu maçtan alacağın puan ya da puanlarla kazanacağın para ve prestij maç biletlerinden kazanacağından az mı fazla mı?

28 yıl olmuş...

- En son lig maçına 1982-1983 sezonunda çıkmış bu iki takım birbirine rakip olarak.
- MİY'nin Fb karşısında tek galibiyeti 1 Aralık 1968 yılında 1-0 ile.
- Fb Türkiye Kupası'nı en son aldığında finaldeki rakibi Mersin İY idi.
- 2006 yılındaki Denizlispor-Fenerbahce macında Denizlispor'un hocası Nurullah Sağlam idi.
- O maçta golü atan Mustafa Keçeli şu anda MİY kadrosunda.

Galatasaray-Bursaspor

1- Takımın saha içinde gizli lideri ve kaptanı Ujfadır. Song'den beri böyle bir adam görmemiştik.

2- Melo bildiğin manyak. Böyle bir deli şarttı takıma. Geldiği gün burun kıvırdıgım icin utanıyor ve kendisinden özür diliyorum.

3- Engin çok iyi niyetli olsa da bu takıma hala bir amc şart.

4- Kazım'a laf edenler maçı izlerken neden Kazım'ın sahada olduğunun farkına varsınlar artık.

5- Gökhan Zan inşallah böyle devam eder. Bizleri utandırır. Formayı da bir daha Servet'e bırakmaz. En azından topa nasıl vurulur Servet'ten iyi biliyor.

6- Elmander yine Galatasaray'ın yıllardan beri aradığı hucum presi yapan forvet adamı. Her maç en çok koşanlar listesinde boşuna yer almıyor.

7- Hakan Balta düzeliyor günden güne daha iyi olacak. Ama ona adam gibi yedek şart.

8- Riera vasat topçu. Bence yetersiz kalıyor. Olası Podolski transferi çok şeyi değiştirebilir.

9- Eboue Sabri varken zor oynar. İlerde oynaması da anlamsız.

10- Sercan dün hislerine yenildi.

11- Eskiden takımda yabancılar yerli rakipleri ile kavga ederken yalnız kalırdı. Bu sene işler değişmiş. Takım olmaya başlamışız.

12- Böyle stada böyle zemin yapanı taşla sopayla kovalamak lazım.

13- Birilerinin acilen şu ulaşım sorunlarını gidermesi lazım. Stat aksi halde hiçbir zaman tam dolmayacak.

14- Fatih Terim yeniden kendine gelmiş. Egosunu kısmen törpülemiş. Bu eski F.T'nin gelmeye başladığının işaretidir.

15- numaralı forması ile Milaaaaaannnnnnn

BAROOSSSSS :)

16 Ekim 2011

Ernst nerede?

Beşiktaş Ernst'i neden oynatmıyor bileniniz var mı? Sakat mı? Nedir yani?
Bobo'yu gönderip Edu'yu alan aklı evvel kim?
İbrahim Toraman'ı kaptan yapan kim?
Orada Rüştü gibi bir adam varken neden başka kaptanlar aranır?

14 Ekim 2011

Bu Kadrolar Maç Yapsa?


Nobre'yi mecburen seçtim hem adamsızlıktan hem MİY'de oynamasından :)

En İyi Galatasaray Golcüsü?

Metin Oktay'ı bunların hepsinden uzağa bir noktaya koyarak son zamanlarda yani benim izleyebildiğim adamlardan soruyorum yandaki 4 isimden hangisi sizce?

13 Ekim 2011

Allah belanızı versin


Haber aşağıda. www.milliyet.com.tr de gördüğüm bir haber. Ne denir ki Allah sizin belanızı versin. Lan ne mal adamlar var ülkemde yarabbi.
"Adana'da bir çiftlikte tavuklara saldırdığı için av tüfeğiyle vurulan ve yaralı halde ön ayaklarından iple bağlanıp, motosikletle yolda sürüklenerek işkence yapılan yavru köpeği, tesadüfen yoldan geçen iş kadını Meliha Tekin’in kurtarma çabası yetmedi..........
Mobileti kullanan şahıs bir çiftlikte çalıştığını söyleyip, ’Ağam tavuk yediği için köpeği vurdu. Bana da köpeği sürükleyerek, götürüp atmamı istedi’ dedi."

Ulan şerefsiz adam ulan ne istiyorsunuz küçücük köpekten be.

Milli Takım İyi Futbol ve Başarı


Eleme gruplarını geçtim söylermisiniz başarılı olduğumuz şampiyonalın kendilerinde hangi grupta gerçek anlamıyla eze eze çıktık?

1996 Arupa Şampiyonası'nda zaten şamar oğlanıydık. Önüne gelen tokatladı geçti bizi.

2000 Avrupa Şampiyonası'nda Belçika'nın bizi ezdiği dakikalarda Hakan Şükür'ün tarihi golü ile açılan rakibe attığımız 2. gol sayesinde turu geçtik.

2002 Dünya Kupası'nda Kosta Rika'dan beraberliği zor kurtardık. Son maçta da Brezilya Kosta Rika'yı yensin diye dualar ettik.

2008 Avrupa Şampiyonası'nda eğer Hakan Yakın o bomboş golü atsaydı (bakın atabilseydi demiyorum) İsviçre'yi zor yener zor çıkardık gruptan ki Çek Cumhuriyeti maçı zaten ayrı bir bomba.

Kısacası biz grup maçlarının hiçbirini iyi oynamadık ama ondan sonra gelen eleme sistemlerinde hep destan yazdık. O nedenledir ki bizim milli takımın şansı %80 demem. Millet olarak yumurta g.tün agzına gelmeden bizden çaba beklemek hayalcilik olur. Direkt gaz ile hucum oynarsak karsımızdakine üstünlük sağlarız. Elemelerde işte tam olarak bunu sağlıyor. Gruplarda hep kendimizi kaf dağında gördüğümüz için bazen bizim aklımız başımıza gelene kadar iş işten geçmiş oluyor. Ama elemelerde o an ya kazanırsın ya kaybedersin. Tam Türk Milletine göre bir iş.

12 Ekim 2011

Gelecekten Bahsedip

Gelecekten bahsedip geleceğin gençlerini göstermemek ancak işte bizim ülkemizde olacak bir olaydı. Ümit millilerimizin İtalya ile oynadığı ve 2-0 kaybettiği maç neden herhangi bir kanalda yayınlanmadı ahkam kesen spor müdürlerimize sorabilirmiyiz?

Portekiz Gelmezse

Portekiz gelmezse %80 finallerdeyiz. Diğerleri de ciddi rakipler farkındayım ama ben takımımı tanıyorum.

Türk Milli Takımı Üzerine



Almanya maçından sonra birşey yazmak istemedim Azerbaycan maçını izlemeden. Analizlerim şunlardır.

1- Türk Milli Takımı karşısındaki rakibi sürekli ısırmak zorunda. Bunu sağlayacak takımda bunu itekleyecek oyuncu da sevmediğim Emre B. Sezarın hakkı sezara. O olduğu zaman ortasahamız ve hucum elemanlarımız ısıran ve aynı zamanda yaratıcı futbolu daha iyi beceriyorlar. Kabul etmek gerekir ki Emre B. bu takımın hem en avrupai hem de Türk futbolunu bir araya getirebilmiş ender oyuncularımızdan.

2- Ben her zaman milli takımın sağ bekini Sabri olarak seçerim. Gökhan Gönül benim gözümde avrupadaki her takımda oynayabilecek kapasitede bir adam olsa da söz konusu milli takım olunca hücumcu bir bek tercihimdir hele ki soldaki adam hucuma hiç destek olmuyorsa. Sabri candır kısacası.

3- Birisi Arda ile konuşmalı. Futbol artık ayağında topu tutup çalımlarla 3-5 kişiyi geçmeye çalışmak demek değildir. Futbol artık mümkün olan en kısa sürede hücuma ve gole gitmeyi emreden bir yapıda. Selçuk yerine top Arda'da olsa idi o pası atmazdı muhtemelen Burak'a pek güvenmeyerek. Arda'nın serbest oynaması gerekiyor dedim hep. Dün serbest oynadı ama hızlı oynamak yerine yavaş oynamayı tercih ettiği sürece kendi yeteneklerine ihanet eder.

4- Burak böyle devam ederse bir iki sene içinde Avrupa bileti cebindedir. Senol Günes'e selam olsun.

5- Gokhan Zan'ı her zaman Servet'e tercih etmek gerekiyor galiba. Gokhan en azından topa vurmasını biliyor. Tabii ilerleyen dönemde mümkünse o bölgede Serdar Kesimal, Ömer Toprak, Eren Güngör, Serdar Aziz, Ersan Gülüm gibi alternatiflerin oldugu bir bölge olur da Gokhan, Servet ile ugrasmayız.

6- Hakan Balta kendini buluyor. Almanya maçında da beğendim dün de beğendim.

7- Mehmet Topal avrupadan iyi şeyler öğrenmiş.

8- Gökhan Töre biraz daha taktiksel anlamda kendini geliştirirse Arda falan hikaye kalacak yanında.

9- Hamit enteresan adam. Atsan atılmaz satsan satılmaz.

10- Rıdvan Dilmen'i milli maçlarda yorumcu olarak görmek istemiyorum. Bana hep Fblileri kolluyormuş gibi geliyor. Dün Topal'a sallamak için elinden geleni yaptı.

11- Bu takımı geriye yaslarsan oyunu rölantide oynamasını istersen büyük takım karşısında sizin onlardan eksiğiniz yok demeyip onlar sizden büyük mesajı verirsen saçma sapan hareketlerle seni hezimete götürür.

9 Ekim 2011

Bozüyükspor:4 Ofspor:0


Maça uzunpaslar ile beraber gittik. Kendi açımdan keyif aldığımı belirtebilirim. Bozüyükspor maça

Ozan
Yasin, Kemal, Ozkan, Muhammed
Mikail, Abdullah, Hacı Mustafa, Abdurrahman
Furkan, Ahmet

ilk 11'i ile başladı. Maçtan önce duyumlarımız Ofspor'un iyi kapanan bir takım olduğu ve maçın kolay olmayacağı yönündeydi. Maç beklendiğinden kolay oldu. Maçın geniş ve daha güzel analizini bugun tanısma fırsatı buldugum uzunpaslar'a bırakayım.
Oyuncu bazında bakarsak Furkan'ı oynatmasının tek nedeni olarak Okan'ın 90 dakikayı cıkaramayacak olması ve Furkan'ın ilk yarıda defansı yorarak ikinci yarıda Okan'a yorgun bir defans bırakmasıdır herhalde diye düşünmekteyim.
Maç boyu Volkan girse de görsek dedik. Duamız kabul oldu. Bir pozisyonda uc kisiyi birden ekarte etmesi güzeldi. Ama daha güzeli maç içerisinde arkadaşlarına sakin, yaklaş vb. komutlarla liderlik etmesiydi. Birisi bu Hacı Mustafa ve Muhammed'i Eskişehirspor antrenörlerine önersin acilen.

8 Ekim 2011

Haberturk Manşeti


İlk gördüğümde oha artık demiştim hatta açıkçası bi dünya da sövmüştüm. Kimin aklına geldi ne amaçla bunu yaptılar bilmiyorum ama dünden beri bu foto aklımdan çıkmıyor. Artık bu meseleye daha farklı yaklasacagım(ız) kesin. Bu fotoyu aklından çıkartabilecek kaç insan var? Muhtemelen artık bu fotoyu gören erkekler eşleriyle tartışırken bile daha dikkatli olacaklardır. Allah ailesine sabır versin.

Arda solda oynamamalı!!!!

Dün bir kez daha anladık ki futbol dünyada artık hızlı oynanıyor ve bu hızlı futbolun en önemli unsurları kanattaki adamlar. Arda solda oynamamalı ortasahada amc pozisyonunda oynamalı diyorum hep. Dün haklı oldugum ortaya çıktı bir kere daha.

7 Ekim 2011

Manchester City neden Kırmızı-Siyah forma yapar?




En büyük rakibinin renklerini neden forma yapıp giyersin ki?

City kırmızı-siyah renklerle çıkıyor sahaya. United'ın ki kısmen daha az benzer ama renkler orada da mavi sayılır.

Galatasaray'ın sarı-lacivert ya da Fb'nin sarı-kırmızı giymesi gibi birşey değil mi bu?

6 Ekim 2011

2 maçta minimum 4 puan şart



Türkiye 2 maçta 4 puan alamazsa bence Avrupa Şampiyonası elemelerini unutsun. Çünkü Belçika kesinlikle 2'de 2 yapar.

Yarın Almanya'ya karşı eğer karakterimizin dışına çıkar ve defansif oynar isek kaybederiz hatta fark yeriz. Saldırgan oynamamız şart. Önde basmamız ve hızlı hucum etmemiz şart.

Kanat oyuncularımız hızlı olmalı çünkü Almanya'nın bekleri yavaş bana göre. O nedenle solda oynamamalı Arda. Sol açıkta Gökhan gibi seri bir adam oynamalı. Arda oynayacaksa orta sahada AMC pozisyonunda serbest adam olarak oynamalı. O şekilde Khedira'nın çıkışlarını engellemeli o bölgeleri rahatsız ederek. Selçuk ve Emre B. oynarlarsa orada kora kor bir mücadele olur Schweinsteiger ve Mesut ile.

Sağ bekte Gökhan Gönül yerine ben olsam Sabri tercihini yaparım çünkü Sabri'nin hızı o kanattaki Lahm ve Podolski için gerekli.

Hücum aksiyonlarında Burak kilit oyuncu olacak. Oraları karıştırması gerekiyor. Üç hücumcumuz da çok seri oynamalı ve açıkçası buldugumuzu atmalıyız.

Tribünlerde gerçekten tribün gibi davranmalı. Hala bir milli takım tezahüratımızın olmaması da cabası. Bu tezahurat bulanlar bi tane de milli takım için bulsalar ya. Bugun en iyisi gaza getirecek marşlardan söylemek. Güneş ufuktan şimdi doğar gibi.

Almanya maçına beraberlik için çıkmak demek milli takım için intihar demek olur. Galibiyet için çıkıp beraberliğe razı olmak lazım. Türk milleti olarak çok istisnai durumlar haricinde savunmayı başaramadık hep hücum ederek ve hırsla mücadele ederek kazandık birşeyleri. Umarım bu sefer de öyle olur.

Hıncal Uluç efsanesi olan bir tezahürat ile bitirelim: "Saldııırrr Türkiyeeee"

"Cesaret zafere, kararsızlık tehdide, korkaklık ölüme götürür."

5 Ekim 2011

Her Geçen Gün


Ben Galatasaraylıyım diyip gittikten sonra Galatasaray ve taraftar sevgisini (!!!!) gösterenleri gördükçe gözümde daha da büyüyorsunuz arkadaş.

Şaban Yıldırım ve Teknik Adamların Adamlığı


Şaban Yıldırım biliyorsunuz TV ekranında kendine yönetici (!!!) diyen bir adam tarafından tebligat edilerek kovuldu. Şimdi bu bizlere ülkemdeki teknik adamların adamlılığını sorgulamak için bir fırsat verdi. Şimdi sınanma sırası teknik adamlarda.

Eğer Sakaryaspor bir Türk hocaya gidip gel hocamız ol dediğinde "Arkadaş sen benim meslektaşına hiç haketmediği ve hiç etik olmayan bir şekilde görevinden alındığını söyledin. Ben sizinle çalışmam." diyecek mi? Diyenler kimler olacak demeyen kim olacak. Hep ağlanırsınız ya bize hiç şans verilmiyor. Yabancılara şans veriliyor diye.

Şimdi adamlığınızı sınayacaksınız ve o zaman göreceğiz bakalım biz adamlara (!) haksızlık mı ediyoruz yoksa yabancıları sevmekte daha mı haklıyız.

Şu şartlar altında bu yönetimin kesinlikle bir Türk hoca bulamaması gerekiyor ve Şaban Yıldırım kapısında yatması gerekiyor.

Askerde edilen ve çok sevdiğim bir laf vardı. Acemilikte bölük komutanı bize söylerdi bende sonradan bizim gençlere söylerdim asteğmenken:

"Siz birbirinizin götünü kollamazsanız ben sizi nasıl kollayayım?"

4 Ekim 2011

Rüştü Reçber


Beşiktaş neden kaptan arar ki Rüştü varken? Türk Futbol tarihinin gelmiş geçmiş en iyi kalecisidir benim gözümde. Ayrıca karakteri nedeniyle Rüştü'yü sevmeyen var mıdır acaba? Fenerde oynarken bile çok sevdiğim bir adamdır. Adam gibi adamlardandır.

Türk futbolunun örnek alması gereken bir numaralı ismidir hem adamlığı hem çalışkanlığı hem de sorumluluk duygusu ile.

Yalanlar

1- Günde toplasan 5 saat antrenman ancak yaparsınız. Size göre çok ağırdır bu durum.
2- Hepinizin altında en düşüğü 100-150 bin dolarlık arabalar vardır. Çıkar paramızı alamıyoruz açız diye ağlarsınız. (Bu 1000 lira maaş alan adamın biri 12-15 yıllık maaşıdır.)
3- Ben bir takımla ardı ardına 20 gün yarımşar saat maç yapsam artık adamın ciğerini öğrenirim. Halı sahada 10 maç beraber oynadıktan sonra birbirinin ne yapacağını bilmeyen var mı? Hergün yarımşar saatlik 1 maç yapsan 20 günde takımın birbirini ezberlemesi lazım. Bu takım daha yeni alışacak zırvaları neden?
4- Yabancılar gelir parasını alır gider. Alır kardeşim yap sende sözleşmeni adam gibi sende al. Bırak g.tünü yiyim ayaklarını. Paranı alamıyorsun madem ne diye gitmiyorsun ydışına orada hersey farklı ya.
5- Futbolcu sendikası var bildiğim kadarıyla. Kaçınız oraya üyesiniz? Kaçınız o sendika 2.ligdeki arkadaşların çoğu maaş alamıyor maça çıkmayalım dediğinde o adamlara destek olur?

E Bizimki Patlıcan mı?


Malum Sivok ve Q7 milli takıma davet edildikleri için apar topar gitmek zorunda kaldılar. E onların ki milli takımda bizim ki patlıcan mı? Maç kadrosunda yer alan milliler:

Egemen, İsmail, Aurelio

3 Ekim 2011

Siz Bu Kafayla

"Biz Sivas'a deplasmana giderken 50-100 bin dolar alacağımız ödenmezken bazı yabancılar alacak helikopter bakıyordu. " Arda Turan - A.Madridli futbolcu
Siz bu kafayla daha çooook böyle laflar edersiniz. Siz de yapın kardeşim adam gibi sözleşmenizi adam gibi hakkınızı arayın. Kaçınız futbolcu sendikası kurmaya çalışan adamlara yardımcı olmayı denediniz? Kaçınız alttan çıkan gençleri yüreklendirdiniz? Burdan gidince değil burdayken neden dillendirmiyorsun bu lafları? Galatasaray'ı bugünlere getiren bu zihniyettir işte. Siz o adamların aldığı paradan ziyade o adamları kendiniz kabul etmeyi denediniz mi? Kaçınız Lincoln'e sahip çıktınız. Volkan efendi Lincoln'ü kovalarken Volkan'ı tuttunuz. Erdogan Arıca'ya destek verdiniz. Siz onları arkadaşınız olarak kabul ettiniz mi ki onlardan destek bekliyorsunuz? Senin gibi gençleri her anlamda bir basamak yukarı çıkartacak Kewell'ın ne yanlışını gördünüz ya da Baros'un. Altyapıdan gelen gençleri de kendinize benzetiyorsunuz. Aydın takım gol atınca sevinmek bir yana karalar bağlayacaktı nerdeyse geçen haftaki Eskişehir maçında. Merak ediyorum şimdi aynı düşmanlıgı A.Madrid oyuncuları yapsa ne olacak acaba? Herhangi bir Türk futbolcusunun aldığı paraya kızan diğer takım arkadaşları bunların Lincoln'e yaptıgının aynısını yapsa ne olur acaba? Bu kafa nedeniyle bu ülke futbolu bir karış ileriye gidemez.

Eskişehir'de yaşayan Galatasaray taraftarı bir Mersinli

Eskişehir'de yaşayan GS taraftarı bir Mersinli'nin gunahı nedir? 3 takımı birden desteklemek mi? Galiba :)

Maçları tam olarak izleyemedim ama şansıma GS'ın ilk golü hariç hepsine denk geldim gollerin. Kim nasıl oynadı bilmiyorum çünkü parça parçaydı maçların hepsi. Gecenin en güzel yanları sırasıyla Nobre'nin 2. golü, Burak'ın 2. golü ve Kazım'ın golü idi.


Sonuçlara bakarsak Mersin için iyi sonuç sayılır gerçi 10 kişi kalmış rakibe karşı daha farklı oynaması ve kırmızı yemeden maçı bitirip 3 puan alması şarttı ama neyse yine de iyidir.


Galatasaray'ın zorlanacağını düşünmüştüm maçtan önce yanılmışım.


Eskişehir her zamanki oyunundan vazgeçip defansif oynamaya çalışınca haliyle yenildi. Skibbe yapma bunu.

1 Ekim 2011

Sistem Hatası ve Sabri



http://www.bobiler.org/ ' u ziyaret etmenizde fayda var. Resimde o siteden şu adresten. Canımın sıkıntısını unuttum gülmekten. Hay siz çok yaşayın :)

Tesadüf mü?



Ben sizce çok mu komplocuyum?

1- GS ne olursa olsun Sporda Şiddet Yasasının değiştirilmesine karşı çıkıyordu.

2- Çeşitli yayın kuruluşlarında GS'a 80 milyon euro ceza gelebilir haberleri yapıldı ve tabir-i caizse aba altından sopa gösterildi.

3- Sporda şiddet yasası ile ilgili Kulupler Birliği (!!!!) yeni bir taslak hazırladı.

4- Daha önce şiddetle karşı çıkan GS değişiklik için itiraz etmeyip onayladı.


Haberturk güzel başlık atmış. Parayı veren şikeyi yapar. Haber detayları için şuraya.

Gerçi boşuna isyan ediyoruz. Ne zaman ki biz taraftarlar süper lig maçlarına gitmeyi bırakırız ne zaman ki dekoder almaktan vazgeçeriz işte o zaman birşeyler düzelir. Evet futbol artık bir endüstri ama hiçbir endüstri müşteri olmadan ayakta kalamaz. Bizim deyişimizle taraftar onların deyişiyle müşteriler.

Ha futboldan vazgeçemeyiz biliyorum ama amatör kümelerde son derece güzel son derece saf maçlar oynanıyor. O maçları izleyin.

Meşhur reklam geldi aklıma.Biraz değiştirirsek

"Kirlenmek güzeldir ama sadece toprak sahalarda. Ruhun çamurlanacağına forman çamurlansın"