31 Ocak 2009

Adanaspor

Aşağıdaki yazıyı Adanaspor taraftar sitesi www.adanaspor.org da gördüm.

Camia ve takım olarak bu günlere kolay gelmedik, küllerimizden doğarken yaşadığımız zorluklar daha dün gibi gözlerimizin önünde. İki senedir yaşadığımız zaferlerin anısı hala sımsıcak...

Camiamıza, Başkanımıza, Futbolcu ve Teknik ekibimize, özellikle de Taraftarımıza sesleniyoruz,

Ayağa Kalkmak Zorundayız!!!

Bir an evvel silkinelim, geriye kalan maçlarda birbirimize sımsıkı bağlanalım...

Forma için, Arma için geçmiş yıllardaki gibi Kenetlenelim!!!

Adanaspor.Org

Nefis


İŞTE BUDUR!!

Adana Tribünlerinden Enstantaneler


Adana deyince insanların aklına nasıl bi yer geldiğini biliyorum. Ama gazetelerde gösterildiği gibi de vahşi bi memleket olmadıgını da belirteyim. Sadece belli kısımlarda sorunlar var. Adana tribünlerinden aklımda kalan komik olayları yazayım istedim birazda.

1) Hangi maçtı hatırlamıyorum. Maça gittik. Neyse rakip sahaya cıktı. Daah maç baslamadan gençler toplu küfüre basladı. Önümüzde bi abimiz oturuyor. Döndü genclere Beyler ayıp oluyor küfretmeyin dedi. Tamam dayı pardon mardon dediler ama tabii dinlemediler. Aradan böyle zaman gecti. Abimiz bi iki kez daha uyardı gencleri. Neyse tamam dayı falan dediler. O arada Adana gol kacırdı gencler de bir an icin sustular. Abimiz kalktı şimdi burda sölemeyeyim ama cok okkalı bi küfür salladı. Bende dayanamadım "Dayı dedim sabahtan beri genclere kızıyon seninki de ayıp olmadı mı" dedim. Dayı bize döndü toplu küfür yasak olum bireysel serbest demez mi :) yıkıldık haliyle.

2) Bu sene Diyarbakırspor macı. Macta yan hakem ofsayt kaldırdı. Ofsayt yoktu pozisyonda halbuki sonra o top döndü Diyarbakır golü oldu. Sonra tabii Adana tribunleri cileden cıktı. En son yardımcı hakemin kafasının yanından bi ayakkabı uctugunu gördüm. Arkasından da şöyle bir ses: " Ulan al o ayakkabıyı giy de sahada bizim forveti tut bari ..................."

3) Gecen sene Karabük macı. Karabük, A.Demir ve Adana cekisiyor liderlik icin. Karabüklüler bi hafta önceden yaygaraya basladılar. Yok oraya gelecegiz. Bilmem ne diye. Tribune gelen adam sayısı 10'du. Forumlarda atısan genclerden biri "Ulan o kadar laf ettiler. Nerde bunlar. Yoksa önden akıncı olarak bunlar mı geldi? Osmanlı mı zannediyor la bunlar kendini. Hangisi Kara Murat bunlardan :) "

4) Yine aynı Karabük maçı. Karabük gol attı. Nerede oldugunun farkında olmayan golü atan Karabüklü arkadas cıkardı formayı direge astı salladı. Sonrasında yasananlar: 3 kişinin tellere tırmanıp sahaya atlamaya calısması. Sahaya gececekken son anda polis tarafından yakalanmaları ve bi tanesinin "Abi bırak bi kafayı gomiim suna sonra iceri al sende bana kafayı göm" dediği.

5) Bu sene Turbeyler (Adanaspor taraftar grubu) grubunu bir macta anlamsız bicimde basladı "Ya Allah Bismillah Allah-u Ekber" demeye. Biz maratondan onları susturmaya mantıklı tezahurat yaptırmaya calısıyoruz. Nafile. en sonunda arkamda bir genc. "Oldu olacak abdest alakta surda iki rekatta namaz kılak bari .............................."

Aklıma gelenler bunlar. Daha geldikce de sölerim.

resim www.adanaspor.org sitesinden.

Vazgeçtim

Maça gitmekten vazgeçtim. Bilet fiyatı bana fazla geldi. Belki İstanbul'a göre falan ucuz ama Adana'ya fazla be kardeşim. Alt Kapalı 30, Üst Kapalı 40 TL imiş. Maraton 20 TL. Adanaspor macına Maratona 10 TL veren, Kapalıya 20 TL veren biri olarak şahsen vazgeçtim.

Ligimizde Yetenek Çok


Az önceki postu yazarken şöyle takımm kadrolarına baktım da ligimizde yetenekli ve yabancı baya bi adam var aslında. Aklıma ilk gelenler
Balili (Sivasspor), Cangele(Kayserispor), Toledo(Kayserispor), Kamanan(Sivasspor), Neca(Ankaraspor), Tita(Antalyaspor), Jaba(A.Gücü), Tjikuzu(İBB), Theo Weeks(Ankaraspor), Romaschenko(Bursaspor), Troisi(Genclerbirligi), Kahe(G.Birligi), Ivankov(Bursa), Ivesa(Es-Es), Tabata(G.Antep), Batak(Ankaraspor)

Başka aklına gelen varsa yazsın

İzin Alabilsem Ah

4 saat sonra inşallah ligin en zevkli maclarından biri bizim memlekette Adana'da. Deli gibi yağmur yagıyor. İzin alabilirmiyiz işten acaba gidip macı izlesek. Gerçi kapalı tribun kac para acaba? Bu yagmurda maraton tribune falan da oturulmaz. Kayserispor-Sivasspor macı. Bir yanımız Sivaslı Sivasspor'u desteklemek lazım ama Bulent Uygun yüzünden de içimden gelmiyor. Diger yanda da Tolunay Kafkaslı, Cangeleli Kayseri var. Gidip izlemek lazım. İzin alsam bi.

29 Ocak 2009

Balili'ye Mektup


Aşağıdaki yazı Mutlak Gol yazarı arkadasımız tarafından yazılmıstır. Ben çok sevdim. Rica ettim izin verdi bende yazıyı koyuyorum buraya.

Sevgili Balili,

Türkiye Kupası kapsamında, Ali Sami Yen Stadyumu'nda oynanan Galatasaray-Sivasspor maçının ikinci yarısında, bu ülkede sadece topunu oynamana ve salt işini yapmana rağmen, ülken üzerinden sana edilen ırkçı küfürler için özür beklemek hakkın. Kendi adıma peşinen ve koşulsuz özür dilerim. Sana küfür etmedim, ırkçı söylemlere katılmadım ancak biliyorum ki sana küfür edenlerin özür dileyecek yürekleri yok.

Türkiye'de sapla samanın karıştığı, savaş karşıtlığı ile bir halka saldırı hakkının bazı zihinlerde ayırt edilemediği günlerdeyiz. Kusurumuza bakma. Irkçılık ile vatan ve toprak sevgisini karıştıran bir toplum olduk iyiden iyiye. Savaşa karşı dururken bile dine göre ayrım yapar olduk. Savaş karşısında Filistinli, Bosnalı, Gürcü olduğumuz kadar Bolivyalı, Somalili, Aborjin de olma erdeminden uzağız son günlerde. İsrail'in yaptığı soykırıma karşı durmak ile İsrailli'nin köküne kibrit suyu ekmenin tezat oluşturması gerektiğini bile fark edemiyor birçoğumuz.

Siz böyle değildiniz dediğini duyar gibiyim. Haklısın, biz ki tarihimizi düşmana bile dostluk gösterdiğimiz öykülerle bezemiş bir halkız. Ulusalcılığı, ırk faşizminden ayırmış, herkesi kucaklayan tanımların peşinde koşmuşuz. Karnemizde kırıklarımız da var, biliyorum. Bir yanda da 6-7 Eylül olaylarını yaşatmışız kardeş bildiğimize... Ne biriyiz, ne öteki. Belki de hepsiyiz. Bir Eylül akşamı Beyoğlu'nda Rum / Ermeni avına çıkan olduğumuz kadar, kendisini komşu Agop için siper eden, Lefter'i baş tacı eden de biziz. Sevaplarımız kadar günahlarımız da var. Günah almaktan korkmayı çok küçük yaşlardan öğrenen bizler, sana dün gece küfürler ettik. Ön plana çıkarmadığın kimliğini bahane ederek üstelik. Taraf olmadığını, rahatsız olduğunu belirttiğin bir insanlık ayıbından sana parsel vererek hem de.

Kendi adıma; dün gece, dün geceden de önce ve bundan sonra sana edilen küfürler için özür dilerim. İsrail'in yaptığı soykırımda, Hamas terörüne ortak olmamasına rağmen o terörünün yarattığı ve nemalandığı savaşta kendi kaderlerine terk edilmiş Filistin halkı için atan yüreğimin tam yanında yerin var artık...

Kusurumuza bakma Balili. Sen de bizden birisin uzun süredir, anlıyorsun değil mi?

28 Ocak 2009

Yılmaz Özdil


Yılmaz Özdil bugün yine döktürmüş. Yazının başlangıcı şu şekilde:

"En az 49 tane faili meçhul var bu ülkede


71 milyon 517 bin 100.

Nüfusumuz buymuş.


Aslında 71 milyon 517 bin 149 olacaktı.

49'u öldü."

Yazının devamına elbette lütfen Hürriyet 'ten ulaşın. Kalemine sağlık usta diyorum başka da birşey demiyorum.

Komiktiniz Beyler


Dün süper bir akşam geçirdim denilebilir. Önce 7-8 arası halı saha maçımı oynadım. Eve geldim duşumu aldım tam maç başladıgında tv karsısındaydım. Galatasaraylı futbolcular maç boyu gereksiz gerginlik yaptılar. Yani devre arasında ilk kez Bülent Tulun'dan doğru düzgün sözler duydum. Balili oyuna girerken yaptığım yorum tamam kesin gol yedik şimdi. İnşallah bir tane de atarız oldu. Sonrasında golü yedik.
Başlığın nedeni şimdi geliyor. Golü yedikten sonra taraftarların çok azı Galatasaray'a destek verdi. Hani golün şaşkınlığından 5 dk susarsın anlarım da kardeşim. Takımın sana en çok ihtiyacı olduğu anda da susmazsın be. Sonra golü attık son dakikalarda ve ardından gelen tezahürat bence çok komikti.

"başarılar gelir geçer
asaletin bize yeter
öyle şeyler yaşattın ki/deplasmanda samiyende
uğrunda ölmeye değer/ultraslan hep seninle"

Kimse kusura bakmasın ama bu tezahüratı golü attıktan sonra değil golü yedikten sonra söylemeliydiniz. Golü atana kadar sus pus otur golü attıktan sonra başla bu tezahürata komik oldu beyler kusura bakmayın. Ayrıca Balili ve Bülent Uygun'a da küfrettiniz nedensiz yere. Takıma zarar verdiniz. Ceza puanımızı arttırdınız. Ayıp ettiniz. Yenmeye o kadar odaklanmış bir seyirciydiniz biliyorum ama hata balili de ya da bülent uygun da değildi ki. Çok üzüldüm dün aksam çok.

26 Ocak 2009

Hepimiz Böyleyiz :)


Karikatür resmen bizi anlatıyor. Bizim örümcek hissimiz yok gerçi ama futbol bilgimiz var diye geçiniyoruz işte :) Karikatür Penguen 'den

Haftanın golü


Bu hafta izlediğim goller arasında en güzeli kuşkusuz Kocaelisporlu Hamza'nın attığı gol. Maçın doksanıncı dakikasında sağ kanatta top kendisine geldi düzeltti, ayagının dışıyla vurdu sol doksana taktı. çok şık bir goldü. Videosunu bulamadım (daha dogrusu ligtv'de var ama kaydedemedim )resmini koydum bende.

24 Ocak 2009

Çok Doğru Demiş


"* Sadece 5 bin kişi vardı. Bu Galatasaray gibi büyük bir camia için utanç verici. Yetkililer şunu yapamaz mı; gidin okullara, biletleri 1 liradan verin. O çocuklar gelsin; Arda’yı, Kewell’ı, Baros’u izlesin. Kötü mü olur?"

Michael Skibbe bu sözleri Fanatik'te yaptığı röportajında söylemiş. Çok da doğru söylemiş.

23 Ocak 2009

A Simple Plan



Sabah sabah beni gülmekten yerlere yatıran maili sizlerle de paylaşmak istedim :))

Plan şunun üzerine kuruldu: Victoria's Secret firmasının en gözde ve pahalı mankeni olan Adriana Lima "Var Mısın Yok Musun" da yarışmak için Türkiye'ye geliyor. Daha önce Christina Aguilera, 50 cent gibi dünya starlarını ülkemize getiren Acun Ilıcalı, Adriana Lima'ya İstanbul'u bizzat kendisi gezdirecek. Sadece, İngilizce bilen kadın koruma talebinde bulunan Lima yarışmadan kazandığı parayı ise kendi seçtiği bir kuruma bağışlayacak.

Plan da şu: :)))

Şimdi arkadaşlar,

uçağın indiği ve pasaport kontrole müdahale edemiyoruz.

Lokasyonlarımızı yazdım , Görevlerimizi yazıyorum,

M.., 2 numaralı lokasyonda gözcülük ve eylemin başladığı anda ilave destek görevini üstlenecek,
A... yine 2 numaralı lokasyonda gelene gidene "hoşgeldiniz ülkemize" gibi gülücükler dağıtacak,
S...,1 numaralı lokasyonda araç için önceden işaret görevini üstlenecek,Yine F.... 1 numaralı lokasyonda destek görevini üstlenecek

E..... 4 numarada çatışma çıkarsa silahlı müdahalede yer alacak. polis müdahalesine karşın erkete görevini üstlenecek,

ben 3 numarada aracı hareket için S...'nın işaretini bekliyor olacağım.


plan :

Misafirimiz Uçağından normal bir şekilde çıkar, pasaport kontrolüne geldiği anda M... işaret eder. (Zaten Türkiye sınırlarına girdiği anda m... otomatikman hissedecektir). Pasaport kontrolde iken geri dönüp s.... doğru o müthiş gülümsemesiyle sevimli sevimli gülümser,

Bu sırada pasaport kontrolünden geçen avımız yolcu karşılama salonuna doğru ilerlemektedir. ki A.....'nın görevi başlar. Ben sizin çok büyük hayranınızım ,ülkemize hoşgeldiniz .... gibi yılışık hareketler ile yıldızımızın yanında yer alır,onu s....'ın oraya kadar bırakmaz, kapıya kadar gelmeden S.... bana işareti çakar ,

ben Kapalı kasa dobloyu otopark çıkışına kadar getirir orada bekletirim. Tam kapıdan çıkış anında M.... arka plandaki güvenlikleri hallederken s....... ve F...... önden girişir.

Ben bu sırada arabayı getiririm E..... havaya 1 el ateş eder.

Koşarak arabaya gelen E.... kızın ağzını tutarak kapalı kasaya atar. Sonra Geri kalan tayfa çok hızlı bir şekilde kasaya atlar.

Ara not: F.... -S....., lütfen bu anda ön koltuğa ben binecem kavgası yapmayın.


Sonra basıp giderken E...... arka camdan herhangi bir müdahaleye karşılık silahla bekliyor olacaktır.



Bundan sonrası artık Adanaya kadar gider.


Gazamız mübarek olsun.

Orada lakaplarımızı yazmıştı ben onları noktalı hale getirdim. Ne diim sabah sabah gözümden yaş geldi :)

22 Ocak 2009

Hayal Kırıklığı 11


Türkiye Futboluna yıldız olacak diye lanse edilmiş ama sonrasında maalesef istenilen düzeye gelememiş oyunculardan oluşan 11.

Kaleci
Kerem İnan

Defans
Fatih Sonkaya, Çağdaş Atan, Kürşat Duymuş, Murat Ocak

Ortasaha
Okan Koç, Selçuk Şahin, Ceyhun Eriş, Murat Hacıoğlu

Forvet
Berkant Göktan, Serhat Akın

21 Ocak 2009

Hemşerimmiş be :)


Şu yukarda resmi görülen insan üstü arkadaş megersem benim baba tarafı memleketinden hemşerimmiş :) Bizim de bi tarafımız Sivas Yıldızeli'li. Köylerimiz farklı amma idare edin o kadar da yaw :)

Hangi Kanal?


Bazı maçlar vardır o kanalda aldığınız hazzı hiçbir kanalda alamazsınız. Damağınızda o tat vardır çünkü. Ben şahsi fikrim olarak hangi maçı nerede izlemek istediğimi yazacagım. Sizlerinkini de yorumlarda bekleriz.

Şampiyonlar Ligi: Ne olursa olsun bu maçları Star TV 'de izlemenin keyfi başka kanalda çıkmayacak benim için.

Uefa Kupası: Bir Galatasaraylı olarak o maçlarda duymak istediğim ses kesinlikle ve kesinlikle Ercan Taner. Ama bir yandan da Show TV,Cine5 izlemek istiyorum. Tuhaf bir durum yani

Turkcell Süper Lig: Teleon, Cine5 ve LigTv arasından bir seçim sansım olsa kesinlikle Cine5 derim. Biliyorum kadro aynı ama Cine5 logosundan izlemek daha hosuma gidiyordu.

Bank Asya Birinci Lig: Kesinlikle ve kesinlikle TRT.

Fortis Türkiye Kupası: TRT

İngiltere Premier Lig: NTV - ama Okay Karacan ya da Murat Kosova sunacak.

Almanya Bundesliga: NTV

İspanya La Liga: NTV

Dünya Kupası: TRT

Avrupa Şampiyonası: TRT

UEFA Kupası Final Maçı: Finale kadarki kısmı üstte yazdım ama final kesinlikle ama kesinlikle TRT .

Resimdeki abimiz UEFA2000 final maçını sunan, maç sonunda kendisiyle beraber bizi de ağlatan TRT spikeri abimiz Levent Özçelik. Bu sene olur da yeniden finale çıkmayı başarırsak, keşke final maçını TRT verse maçı da Levent Özçelik anlatsa yanında da Ömer Üründül otursa yeniden :)

Gözyaşları


Geçenlerde Lig TV'de gördüm. Türk futbolunda Sakaryaspor isimli bir panel yapılmış. Görüntülerden aklımda kalan iki şey var.

Birincisi; Sakaryaspor'un efsane antrenörü Ekrem Karaberberoğlu'nun "Benim 20'ye yakın oyuncum Milli formayı giydi" sözleri ve sonrasında plaketi alırken ki gözyaşları ve bizleri de duygulandırması.

İkincisi Şansal Büyüka'nın "Hakan Şükür kırgında olsa burada olmalıydı sözleri.
Hadi Galatasaray'a kırgınsın da Sakaryaspor'la aranda ne geçti de kırgınsın be arkadas?

Taraftar sosyal anketi

Aceto abimizin bloggerlardan ricası üzerine. Aşağıdaki kısımda zaten ona ait ben direkt copy-paste ettim.

Akademik bir araştırma için cevaplanması gereken ve mümkün olduğunca fazla deneğin katılması gereken bir anket var. Sonuçları "Medya ve Devletin, Sporda Şiddet Üzerine Ters Etkileri" başlıklı akademik çalışmaya referans olacak. Ayrıntılı bilgi Taraftar Sosyal Anketi Blog 'da. Herkese teşekkürler.

Edit: Eklemeyi unuttum anketten son seçimde oy kullandın mı kullandıysa oyunu kime verdin gibi arada abuk bir soru da var. İnsanı kıllandırmıyor değil. Bu sorunun ne işi var burada yoksa çaktırmadan son seçim ile ilgili anket mi yapılıyor demedim de değil yani. Anketi hazırlayanlara acilen önerim o soruyu kaldırmaları.

19 Ocak 2009

Son Ders


Zamanında izleyememiştim. Haftasonu DVD sini izledim. Çok geç kaldığımı biliyorum bu yazıyı yazmak için ama olur da izlemeyen varsa diye hatırlatayım dedim. Açık konuşmak gerekirse belki oyunculuk anlamında yetersiz denilebilir. Ama hani bazı filmler vardır; çoğu oyuncusu kötüdür ama o filmi tek bir oyuncunun performansı için bile izlemek gereklidir. Tıpkı Son Ders filmindeki Ferhan Şensoy performansı gibi. İzlemeyenler varsa eğer konusu aşağıda. İlginizi çekerse izlersiniz. Ben şahsen çok beğendim. Beyazperde'de konusu şu şekilde yazıyor:

“Hayatta söylemek istediklerini, duygularını, sevdiğini söylemeyi erteleme. Çünkü hayat planladığın gibi gitmeyebilir, yarın hiç olmayabilir.” Yurt dışından gelen bir Türk öğretim görevlisinin üniversiteli gençlere öğretecekleri, okuldaki müfredatla sınırlı kalmayacaktır. Oysa iddiasızdır bu yeni hoca; “İlk dersimiz kimsenin buradan alınacak derse ihtiyacı olmadığı”diye başlar. Ancak öğrencilerin ve özellikle de bir tanesinin onu fark etmesi ile bambaşka bir dünya açılır önlerinde. Saffet Hoca’nın, geçmişinin açığa çıkmasıyla birlikte üniversite öğrencisi Ulaş ile hayatı garip bir şekilde kesişir.

17 Ocak 2009

Bayrak Adam Meselesi


Arda Turan ile ilgili yazılarımızı yazdık az önce. Galatasaray denince akla bayrak adamlar hemen geliyor. Arda Turan, Hasan Şaş, Sabri Sarıoğlu ilk akla gelen bayrak adamlar. Biz Galatasaray taraftarının bundan mutluluk duyması gerekiyor. Keza rakiplerimizde böyle adamlar yok. Mesela Fenerbahce'de bayrak adam kim? Ya da Beşiktaş'ta ? Trabzonspor'da vardı eskiden şimdi onlarda da yok.
Bayrak adamlar ne olursa olsun takımda olmalılar çünkü bu adamlardır o takımın fitilini ateşleyen, takımı yeniden hayata döndüren.
Çok şanslısın ey Galatasaray taraftarı çok şanslısın.

ARDA TURAN ve Yorumlar


Aşağıdaki yazı Mahalle Takımı bloğu yazarı abimizin şu yazısına yapılan yorumlara karşılık yazılmıştır. Zira bu yazdıklarımı oraya da koydum ama burada da durmasında fayda var.

"Arda'nın Galatasaraylılığını sorgulamak saçmalıktan başka birşey değildir. Arda bu bloga yazı yazan adamlar kadar Galatasaraylıdır en azından. Hataları yok mudur elbette vardır ve daha da olacaktır. 21 yaşındaki bir adamdan bahsediyoruz sonuçta. Yeri geldiğinde oyuna isyan eden adamdır aynı zamanda Arda Turan. FB macında oynamadı deniyor. O gün kim oynadı ki? Ben Arda'nın isyan etttiği maçları gözünüze getirin derim. 3-0 'dan Liverpool macını 3-2 'ye kim getirdi? Bordeaux macında yapmaması gerekmesine ragmen yenilgiyi hazmedemedi kafayı koydu adama. Son BJK macında takımı için afedersiniz götünü yırttı. Metalist maclarında isyan etti. Gecen sene Sivasspor macında da açmıştı isyan bayragını.
Beyler ARDA TURAN'dan bahsettiğinizi hatırlatırım. Siz 3-0 yenikken küfrederek ya da sus pus maçı izlerken takımını ayaga kaldıran, isyan bayragını acan adamdan bahsediyorsunuz. Siz 3-0 yenikken kaç kaz basbas bagırdınız yeniden Galatasaray için ya da takımınızı diriltmek için? Galatasaray tribünlerinin maalesef istenilen düzeyde olmadıgı da bir gercekken kimse burada Galatasaraylı ARDA TURAN'ı yargılamasın. Sabri'de mesela gitse de kurtulsak demiştim ama hayır o da gitmesin o da Galatasaray'ın isyankar adamlarındandır. Bu ikisi bu takıma aşıklar kardeşim. Aşık oldukları için kaptanlık mevzusu onları huzursuz etti çünkü ONLARIN EN BÜYÜK HAYALİ GALATASARAY KAPTANI OLMAKTI beyler."

15 Ocak 2009

Hakkını Helal Et


Güzelim "My name is Earl" dizisini taklit etmişlerdi. Rezalet tabii. Yaw madem böyle yorumlayacaksın yapma be kardeşim. Ama Allah için gülmek isterseniz tabii gülmekten kastım Earl'ü izleyip bu taklitin rezilliğine gülmekten bahsediyorum mutlaka izleyin arada bi :) Hala yayında mı bu arada?

Harbiden Benziyor Lan :)


Resim bobilerden alınmıştır.

Merak Ettiklerim


Hepimiz FM-CM oynamışızdır. Benim orada oynattığım, yıldız olan ama gerçekte çok piyasaya çıkmayan isimleri merak ediyorum. Acaba nasıl oyuncular gerçekte? Merak ettiklerim şunlardır:

İlhan Demirci: Hollanda'da yetişmiş biri olarak görünüyordu FM-2006 'da. Defansın göbeğinde oynuyordu. Gerçekte adını neredeyse hiç duymadım.

Emrullah Güvenç: Hollanda'da yetişme. Forvet arkası pozisyonunda oynuyordu FM-2006'da. Gerçekte adını yanlış hatılamıyorsam sadece bir kere Flying Dutchman'in blogunda okumustum.

Anatoli Todorov: CM 03-04 oyununun efsane forvetlerinden birisi. Bulgar oyuncu Litex'de oynuyordu o sene. Sonrası ?

Yasin Karaca: CM03-04; FM 05; FM06 nın efsaneleri arasında. Sağ, sol kanat,AMC, forvet mevkilerinde oynuyordu. Hiç parlayamadı nedense.

Furkan Baştan: FM2006 da özellikle Giresunspor'dan normalde beleşe alabilecekken yazık lan adamlara deyip 100K verip aldığım forvet oyuncusu. Benim as oyuncum değildi hiçbir zaman ama rotasyonumda hep yer alırdı. Ne oldu acaba?

Cicero: Tam adını bilmiyorum açıkçası. Kısa adı budur. FM2006'da hangi takımı alırsam alayım kadroma aldığım ve benim oynattığım sisteme cuk oturan bir adamdır. MLC pozisyonu asıl yeri ama DL bile oynayabiliyor olması çok işimi görürdü. Yeni Alex olarak lanse edilip TSL ye aldığım an Alex'i silebilen bir adamdı. O oyunda Bahia takımındaydı. Avrupa liglerinden birinde bi Cicero adı duydum ama acaba o mu ? Tam adını bi bilsem bakacam kariyerine :)

Murat Akin: Aslında artık nerde olduğunu biliyorum. Şu an Kasımpaşaspor'da oynuyor. FM2006 'da Genk takımından alınır kendisi. Forvettir. Çok iyi değildir ilk başta. Bi sene U21 de oynatılır sonraki sene takımdaki rotasyonda yerini alır. 3. senede artık as oyuncudur. :)

Polat Keser: Fm2006'nın efsane kalecisidir kendisi. Şu an Antalyaspor'da imiş. Ama neden hala parıldayamadı anlamıyorum. FM'ye olan saygımı yitirmeye başladım :)

14 Ocak 2009

Palmiye Adası ve Dünya




Bunlar da Palmiye Adası'nın ve yeni yapılan Dünya şeklindeki ada grubunun fotoları. Yuh ulan be. Hayır hadi bunların parası var yapıyor. E be kardeşim, bunu yapan mühendislere ne demeli. Ulan deprem bölgesinde bu kadar sağlam olayı nasıl akıl ettiniz de yaptınız. Ben nasıl yaptıkları izledim Nat-Geo da. Beraber izlediğim arkadasımla birbirimize bakıp güldük sadece. Şimdi onlar mühendis ise biz neyiz? Biz mühendissek onlar ne?

Dubailidir Ne Yapsa Yeridir


The Sun gazetesinin haberi. Doğrudur yanlıştır bilmem ama inanırım. Bu dubaililer iyice şeyini çıkarttılar olayın. Gerçi geçenlerde mega yapıları izlerken Palmiye Adasını, Dünya şeklinde yaptırdıkları adayı görünce çok ta tuhafıma gitmez oldu artık bu durum. Lan ne parayymış be harcıyorlar harcıyorlar bitmiyor. Bunlardaki bu para, bu petrol gücü Venezuela'da falan olsa valla bütün dünyaya kafa tutarlar. Amerika falan dinlemezler.

Gelişim ve Arda Turan


Öncelikle şunu belirteyim çocuğumun adını Arda koymayı düşünecek kadar Arda hastası bir adamım. Hayalimde Arda Kantar 14 numaralı Galatasaray formasıyla Seyrantepe Ali Sami Yen Stadı'nda yer almakta.
Arda Turan gittikçe büyüyen futboluyla, GS sevgisi ile bizleri her geçen gün kendisine hayran bırakmakta. Yalnız beni rahatsız eden birşey var. Arda Turan sağ kanada geçince performansı düşüyor. Bu çok tehlikeli bir durum. Evet sol tarafta çok daha rahat olabilirsin, daha iyi performans verdiğini düşünebilirsin ama Arda sen daha 21 yaşındasın. Gelişmeye en açık olduğun yaşlardasın. Ersun Yanal'ın takımında sağ bek oynadığını da düşünürsek, üstüne Galatasaray sevgini de katarsak bence sağ kanatta da en az sol taraftaki kadar etkili olmalısın. Kewell mı Arda mı sorularının sorulmasına engel olmalı bizlere merak etmeyin nereye koyarlarsa orada bu takımı yönetirim demelisin.
İkinci bir konu duran top meselesi. Herkes frikik atamaz belki ama takım liderleri bu tarz işleri de yapabilmeli diye düşünüyorum. Ha belki fizyolojik yapından kaynaklı bu tarz vuruşlarda zorluk yaşadığını düşünebilirsin ama olmaz Arda sen daha 21 yaşındasın. Hergün antrenmandan sonra frikik çalışmalısın, şut çalışmalısın. Hergün düzenli olarak frikik çalışıyormusun Arda ? Bence çalışmıyorsun. Sana bizler belki de en büyük zararı veriyoruz sana ilah gözüyle bakarak. Oysa sen daha da iyi olmalısın. Birkaç sene sonra FIFA Yılın Oyuncusu ödülünün sahibi sen olmalısın Arda.
Biliyorum ki sen tam bir Galatasaray aşığısın. Biliyoruz ve gördük ki "Burda doğdum burda ölürüm" dedin. Hayır Arda burda doğdun ama burda ölme sadece. Sen futbolu bıraktığında ağlayan, üzülen sadece bizler olmayalım. Tıpkı Hagi, Zidane bıraktığında taa buralarda futbol sevgisi yüzünden yüreği sızlayan bizler gibi insanlar olsun dünyanın dört bir yanında. Biliyorum sen bunu başaracaksın Aslanım. Biraz daha gayret be koçum biraz daha. Resimdeki gibi gollerden daha fazla izlet bize.

İkizler


Bu resimdeki ikizleri de hatırlamayanınız yoktur herhalde. Tachibana kardeşler. Bu ve bunun gibi resimleri görmek ve dizideki diğer karakterleri hatırlamak isteyenler şöyle buyursun.

Tanıyormusunuz?


Resimdeki efsane kalecinin kim olduğunu hatırlıyorsunuz değil mi?

Kaçırılan 11


Elimizden kaçırdıklarımızdan kurulabilecek 11.

KALECİ

Ramazan Özcan (Avusturya)

DEFANS
Barış Özbek (Almanya), Serdar Taşçı (Almanya), Murat Yakın (İsviçre), Malik Fathi (Almanya)

ORTASAHA
Ümit Korkmaz(Avusturya), Gökhan İnler (isviçre), Mesut Özil(Almanya), Hakan Yakın (İsviçre)

FORVET
Kennedy Bakırcıoğlu (İsveç), Eren Derdiyok (İsviçre)

Not: Barış Özbek'i mecburen sağ bek yaptım. Şu kadroya bakınca yazık değil mi diyor insan içinden. Ayrıca Mesut kesin Almanya'yı tercih etmedi bildiğim kadarıyla ama şimdilik burda dursun. Olur da Mesut Türkiye'yi seçerse Kennedy'i ortasahaya kaydır. Forvet'e Turgay Bahadır'ı (Avusturya) koy.

13 Ocak 2009

Sylvie Van der Vaart



Sinan Kolat'un mantıklı isteği üzerine :)

Dün akşamdan sonra


Dün Van der Vaart'ın eşini görünce bu karikatür geldi aklıma :) Hakikaten sen ne şanslıymışın arkadaş

Fifa Delisi


Resimi ve birçoğunu şurdan buldum. Eğlenmek isteyenler arada göz atsın.

CM-FM Efsaneleri-4


Tahir Alegöz. CM03-04'ün defanstaki efsane adamlarından biridir benim için. Gençlerbirliği ile UEFA'da finale çıkarken bir John Tery'dir Rio Ferdinand'dır benim için. Her sene mükemmel oynar. Futbolu bırakana kadar üst düzeydir. Yedek kalınca asla huzursuzluk ta çıkartmaz. Mersin İdman Yurdu takımında oynamışlığı vardır zamanında o yüzden severiz kendisini bir de. Sivasspor, Konyaspor,Karabükspor, Bursaspor da var. TFF'den kariyer bilgilerine ulaştığım kadarıyla en son 2005-2006 yılında Yeni Ereğlispor takımında oynamış.

CM-FM Efsaneleri-3

Ceza Yeme


Resim anlaşılacağı üzere Osmaniye'den. Biraz gülümseyelim dedim.

10 Ocak 2009

Kiraya Verilmesi Gerekenler


Ülkemizdeki takımlar özellikle büyükler malumunuz süper (!) takımlar olduğu için gençleri oynatmak yerine hazır pişmişleri sahaya sürerler hep. Takımdaki gençler çok fazla süre alamaz. Beni sadece Galatasaray ilgilendirdiğinden değerlendirmem takımımdaki isimler üzerinden olacak.

Alparslan Erdem: Hakan Balta ve Volkan Yaman varken kadroda şans bulma şansı neredeyse hiç yok. Yetenekli olduğu tartışılmaz ama bu takımda süre alamadıkça da paslanacağı açık bir gerçek. Oynayabileceği bir takıma kiralanması en mantıklısı.

Ferdi Elmas: Kewell ve Arda'nın olduğu bölgede şansı sıfır bile değil. Hele ki o ikisi sakatken o bölgede oynayabilecek Ayhan, Hasan, Hakan Balta gibi adamlar varken çocuğa yazık olmadan gönderilmeli.

Mehmet Güven: Neden bu takımda hala bilmiyorum. Son maçlarında iyi işler çıkarmış olsa da Mehmet Topal, Linderoth, Ayhan'ın banko olduğunu düşünürsek çocuğun gelişimine katkıda bulunmak adına kiraya verilmesi lazım.

Serkan Çalık: Sakatlıktan zaten bir türlü kurtulamadı. Hani skibbe'nin gözünde yeri neresidir bilemiyoruz ama takımdaki forvet seçeneklerini düşününce şansı çok az diyebiliriz. Belki sağ kanat alternatifi olarak düşünülebilir ama eğer oyun planlarında Serkan yoksa bence bir takıma kiraya verilmeli.

Yaser Yıldız: Ümit Karan oyundan çıkarken giren isimdi son Altay maçında. Ümit Karan'ın tepkisi sonrası olaylar büyür mü bilmem ama Ümit gönderilebilir. Bu durumda takımda kalması lazım ama yok gönderilmeyecekse 4. alternatif olması pek mantıklı değil. Gelişsin gelsin bence.

Semih Kaya: Türkiye'nin John Terry'si. Ama yedek kalarak bırak John Terry olamaz böyle giderse Bramble'a döner çocuk. 5. alternatif şu an için. Oynatılmayacagı gerçeğini göz önüne alırsak sene sonunda Emre Aşık'ın 36 yasında olacagını düşünürsek, Servet'in gitme ihtimalini göz önünde bulundurursak kalması da olası. Ama bu sene en azından kiraya verilmeli. Tabii iyileşmeli iyice.

Diğer takımlara baktığımda kiraya verilmesi gerektiğini düşündüğüm isimler Gürhan, İlhan, Can (FB) ; Ergin Keleş, Onur Kıvrak (TS); Bjktan Aydın ve Batuhan vardı gittiler.

Geri kalan takımlardaki genç, şans bulamayan isimleri çok bilmediğim için yorum yapamıyorum.

Yusuf ve Trabzonspor

Yusuf Şimşek son anda attığı çalımla BJK'a gitti. Baktığımız zaman burada en karlı cıkan takımın Bursaspor olduğu aşikar zira Aydın Karabulut 'u (bence TSLdeki en iyi sol açıklardan biri) aldı. Eğer Ertuğrul bu çucuğun değerini bilir ve Bursaspor'da daha fazla süre verirse ki bence vermeli (Bursa'nın o tarafta bir sorunu olduğunu düşünüyorum) Türkiye çok önemli bir adam kazanır.
Trabzonspor görünürde kaybeden gibi olsa da bence Yusuf onlar için iyi bir transfer değildi. Hakan Yakın ya da o tatta bir adam almayacaklarsa bence ellerinde Colman denilen bir adam var. 10 numara pozisyonunda onu oynatırlarsa ve sol tarafa sağlam bir kanat adamı alırlarsa ya da Barış Memiş'i oraya adam akıllı monte edebilirlerse o zaman mükemmel bir takım olur. Trabzonspor bence şanslı olan taraf. Ama Adnan ve Ergin'i de artık göndermeleri şart çünkü o çocuklardan artık kolay kolay yarar gelmez.

Garip Rüya

Bugünlerde kalan son üç dersimin sınavlarının yaklaşmasının verdiği stres, işteki stres falan baya bi yorulduk galiba. Gece çok komik bir rüya gördüm. Rüya şuydu. Askere gidiyorum. Askere giderken blogtan elveda yazısı yazıyorum. Askerliğimin çıktığı yer Şırnak. Dağ komando oluyorum asteğmen olarak. Neyse çatışmada şehit düşüyorum. Oradan olanları görebiliyorum. Kardeşim benim adıma bloga uzun yolculuga cıktıgımı yazıyor falan. O an öğreniyorum ki blogu okuyan bi sürü adam varmış :) Hepsi senin güzel yorumlarından mahrum kalacagımız için üzgünüz falan tarzı yazılar yazıyor. Sabah uyandım yatakta güldüm iki saat kendi kendime. Meğer bu blogun cok tutmaması olayı içime ne kadar işlemiş be kardeşim. Manyaklaşmışım iyice. Lan manyak iki gün sonra sınavın var. Çarşambaya yetiştirmen gereken iş ile ilgili sunumlar var. Onları düşünsene :) Ama futbol nasıl kanımıza işlemişse blog da öyle işlemiş demek ki :)

8 Ocak 2009

Var Mısın Yok Musun


bobilerdeki arkadaş döktürmüş bize de bunu burada yayınlamak kaldı :)

Yeter Ulan


Yeter be yetmedi mi aldığınız canlar. Tamam terörizm bilmem ne dediniz anladık da yeter be kardeşim. Bırakın çocukların yakasını. Bırakın sivillerin yakasını. Daha nereye kadar gideceksiniz. Birkaç gün önce şöyle bir yazı yazmıştım şimdi pişmanlık duyuyorum. Yok ya tamam söylediklerim doğru olsa da bu resmen şerefsizlik itlik hayvanlık. Yeter lan yeter. İyi anasını satiim bizde sizin gibi yapalım direkt dalalım PKK'nın bol olduğu yerlere. Olur mu lan yapılır mı? Orada yaşayan masumlara ne olacak? Bi de barış gücü için Türk Askerini istiyorlar. Biliyorlar ki Türk askeri öyle durumda bi yere kadar sabreder bi yerden sonra delirir onlarda İsrail'e saldırır. Al sana Dünya Savaşı. Yeter ulan yeter.
Biliyorum yine aynı karikatür ama bugünlerde çok daha anlamlı.

7 Ocak 2009

Uyanın BJKlılar.

BJKlı arkadaşlar bu haberi mutlaka okusun. Uyanın dedik bir kez daha söylüyoruz uyanınn kardeşim uyanın. Yazının bir kısmı aşağıda. Gerisini buradan okuyabilirsiniz.

Ligin ilk yarısı 6. Sırada bitirilmiş. Beşiktaş'ta işler çok kötü gitmekte.... Tepkilerden çekinen Beşiktaş başkanı "gündemi değiştirmek" zorunda...
Beşiktaş'ın hakem hatalarına uğradığı maçlardan oluşan bir kaset hazırlatılmasına karar veriliyor. Yönetim kurulu üyesi ve Star TV çalışanı Murat Çelik'le, Demirören'in golf arkadaşı Serhat Soysal prodüksiyon görevini üstleniyorlar.Kasetin hazırlanması için Kanal Türk Spor Müdürü Serhat Ulueren'e sipariş veriliyor... Kamuoyunda gereken etkinin sağlanması ve tepkilerin Yıldırım Demirören'in üzerinden çekilip, başka noktaya kaydırılması için şöyle bir planlama yapılıyor:

1-Başarısızlık tümüyle hakem hatalarına bağlanacak. Beşiktaş'ın yıllar boyu hakkının yendiği vurgulanacak.

2-Basın toplantısı Cuma gününe kaydırılacak. Haberi Cumartesi gazetelerde yer alacak. Pazar günü de Serhat Ulueren'e "Telegol Özel" yaptırılarak, konu 3 gün peş peşe gündemde tutulacak. Programa başka yorumcu alınmayacak. Telefon bağlantısı yaptırılmayacak. Sorulacak sorular Yıldırım Demirören tarafından önceden belirlenecek.

3-Yönetimle bağlantılı tribün liderleri ve bazı taraftar grupları harekete geçirilerek "Yayıncı Kuruluş" protestosu düzenlenecek. Tepkilerin bir kısmı da bu yöne kaydırılacak.

Türk Futbolu ve Pazarlama Sorunu


Abdülkadir Kayalı transferinin ardından maalesef yeniden ülkemizdeki pazarlama sıkıntısı baş gösterdi. (Böyle pazarlama deyince tuhafıma gidiyor ama başka da ne kullanılır ki? )
Malumunuz Abdülkadir'in Chelsea'ye transfer olacağı yazıldı çizildi. Ee peki ne oldu da bu çocuk Chelsea'ye gidemedi FB'ye gitti ? Bunun nedeni tamamen pazarlama sorunsalı denilebilir. Dünyada potansiyel genç olarak lanse edilen transfer edilen isimlere baktığımız zaman sorun daha da net görülebilir.
Bazıları bunun ülkemizin müslüman olmasından kaynaklı sorunlar olduğunu falan iddia etse de bunun doğru olmadığını biliyoruz. Peki o zaman sorun nedir?

1) Ligimizin tanıtımı:
Takdir edersiniz ki ligimizin tanıtımı neredeyse hiç yok dünya çapında. Ligimiz kalitesiz bir lig mi? Çok kalitesiz olduğu söylenemez. En azından bir Sırp Ligi'nden daha iyi ya da bir Portekiz Ligi kadar en azından kaliteli. E peki sorun nedir? Sorun tamamen ligimizin tanıtımının iyi yapılmaması. Ligimizi Avrupa'ya çok pazarlayamıyoruz. Bahis oyunları da olmasa hiç takip edilmeyecek belki de.

2) Kulüplerin oyuncu seçim politikası:
Ülkemizde enteresan biçimde yabancı oyuncunun ya da tecrübeli oyuncunun gençlerden daha iyi oynayacağı düşüncesi var. Oysa Avrupa'da defalarca kanıtlanmış olan genç oyunculardan da büyük oyuncular çıkabileceği gerçeği var ortada. Ülkemizde Emre B. ve Arda Turan haricinde ön plana çıkma şansı yakalayamadı diğerleri bir türlü. Oysa rezalet giden bir Ankaragücü'nün ortasahasında çok iş yapardı Abdülkadir. Klüplerimiz çok büyük (!) klüpler olduğu için gençlerle sahaya çıkamazlar. Ayıptır çoluk cocukla sahaya cıkılır mı ? U17, U19, U21 düzeyinde mükemmel maçlar çıkaran ama sonradan ortadan kaybolan jenerasyonlarla dolu bu ülke. Bu jenerasyonlar klüplerinde sürekli ikinci plana atılıyorlar. Dışarıdan bakıldığı zaman kendi klübünde bile oynayamayan bir oyuncuyu yabancılar neden tercih etsin ki?

3) Seyircilerin Baskısı:
Seyirciler olarak bizlerin çok sorun çıkardığını biliyoruz. En basit örnek Ferhat Öztorun mesela bence Volkan Yaman'dan kat be kat iyi oyuncu ya da Alparslan Erdem. Ama maalesef klüplerin düştüğü hataya bizlerde düşüyor çocukların şevkini çok çabuk kırıyoruz. Oysa en çok sabretmemiz gereken isimler onlar. Çünkü onlar bu klüpte büyümüş, bu klübün sevgisi damarlarına işlemiş oyunculardır (istisnalar kaideyi bozmaz). Onları ıslıklayarak değil onlara bol bol tezahürat ederek onları kazanırız. Lincoln'e evet bağırmalıyız hakediyor sevgi gösterilerini ama Aydın Yılmaz'ı da hemen aforoz etmemeliyiz.

4) Oyuncuların Menajer Seçimleri: Oyuncularımızın menajerleri kimdir, nedir bilmem ama kesinlikle ve kesinlikle tanıtım açısından yetersiz oldukları da su götürmez bir gerçek. Yoksa Dünya dördüncüsü olan o jenerasyondan şu an doğru dürüst bir tane bile oyuncunun yurt dışında olmaması başka nasıl açıklanabilir ki?

5) Oyuncuların Kendi Seçimleri: Özellikle üç büyüklerde parlayan oyuncuların EPL, Bundesliga gibi ülkelerde orta sınıf olarak adlandırılabilecek, ama oyuncu potansiyellerini en iyi şekilde kullanabilecek klüplere gitmeyip; oynayacaksam X'den daha büyük bir klübe giderim gibi bir yaklaşıma sahip olmaları. Oysa kendilerine teklifte bulunan klüplerin büyük çoğunluğunun bütçesinin, tarihinin ne kadar büyük olduğunu görmeleri gerekir. Ve gittikleri ligde isim sahibi olmak istiyorlarsa önce kendilerini ispat etme zorunlulukları olduğunun farkına varmalılar. Gidecekleri büyük klüplerde Ballack, Gerrard vb. isimler oldugunu hatırlamaları onlardan forma almalarının zor olduğu gerçeğini farketmeliler. Bunun için kendilerini geliştirmeliler. Hatırlarsanız lhan Parlak'ı Real Madrid istemişti. Önce rezerv takımda oynayıp ülkeye adaptasyonu ve gelişimi izlenmek istemişti ama gitmemişti. Oysa en mantıklısı o idi. Ne oldu şimdi? İlhan Parlak nerede? Bu konuda önlerinde muhteşem üç örnek duruyor. Tugay, Nihat ve Tuncay.

6) AB Sorunu: Nihat mahkemeyi kazandı belki bir yol açtı ama hala tam anlamıyla sorunun çözümlenemediği de bir gerçek. Oyuncularımızın önünde en büyük engel olarak duran sorunlardan biri de bu AB meselesi. Rotasyonda kullanabilecekleri bir oyuncuyu belki de alacakken son anda vazgeçmişlerdir yabancı takımlar bu AB meselesi yüzünden. Daha önce iki kez daha yazdım. Bu konuda somut adımları atabilecek ve atması gereken kurum kesinlikle TFF'dir. AB üyesi olmayan ama UEFA üyesi olan diğer ülke federasyonları ile bir araya gelip bu konumdaki ülkelerin oyuncularının da AB Statüsünde sayılmasını sağlamaları gerekiyor. Globalleşen dünyada AB yi de kaldırsınlar o ülke vatandaşı olmayan herkes yabancı sayılsın gibi bir düşünceye sahip olmanın da manasızlığını görünce kesinlikle TFF bu konuda birşeyler yapmalı.

7) Oyuncuların Düşünce Yapısı: Çıkan oyuncularımızında birkaç maç iyi olduktan sonra kendilerini geliştirme adına çok fazla çalışmadıkları da maalesef bir gerçek. Bunun en somut iki örneği Batuhan ve Arda. Arda'ya itiraz edebilirsiniz belki ama Arda daha 21 yaşında ve ben sol tarafta daha rahatım diyor. .Oysa bunu söylemeye hakkı yok Türk Futbolunun altın çoçuğunun. Kendini her geçen gün daha da geliştirmeli ve iki kanatta da mükemmel oynayabilmeli. İki kanatta da oynayabilmenin ona nasıl artılar getireceği bir gerçek. Batuhan ise ayrı bi yazı konusu bile olabilir. İnanılmaz şımarık davranması çok şey kaybettiriyor ona. Oysa Batuhan yaşına göre mükemmel bir fiziğe sahip ve dünyada nesli tükenen ender forvet oyuncularından birine dönüşebilir. Kendini sürekli geliştirmesi gerekiyor. Hem boyu uzun hem teknik kaç tane forvet var dünyada? Hele ki günümüzde forvet yapısı günden güne değişirken ileride çok aranan bir forvet adamı olabilir. Nadir bulunan bir elmas gibi parlama şansı var.

6 Ocak 2009

Trabzon ve 10 numara


Herkesin bildiği üzere Trabzonspor kendisine bir 10 numara arıyor ve bunun için ilk adayı Yusuf Şimşek. Yusuf değerli bir futbolcu. Trabzonspor'a ne verebilir bilmiyorum ama onun yeteneklerinde çok az adam olduğu da gerçek. Yusuf için konuşulan rakamlar 1 milyon euro civarı rakamlar.
10 numara arayan Trabzonspor neden Hakan Yakın'ı düşünmez? Bloglardan birinde okudum İsviçre'ye Xamax takımına transfer olacakmış. Onlardan daha üstün bir klüp olan Trabzonspor neden düşünmez ki? Hagi'nin anlamlandıramadığım biçimde Hakan Yakın'ı oynatmaması ve Necati'yi oynatma hatasını yapması bence o senenin şampiyonlugunun gitmesine neden oldu. Hakan Yakın ikna edilebilirse tam TS'un aradığı adam. Duran toplarda ne kadar etkili olduğunu da biliyoruz. Avrupa Şampiyonası'nda da hala ölmedim der gibiydi. Bence yakışır TS'a. Hem yabancılık da çekmez Basel ile TS renkleri benzer :) Yaşı da daha 31. yani en az 4 sene daha oynar bence.
Golleri izlemek isteyenler buyursun. 2.16 ve 4.49 daki gollere özellikle dikkat.

5 Ocak 2009

Belliydi.


Aykut hocanın öyle bir hareket yapmayacagını tahmin ediyordum.

Ankaraspor'da çok güzel ilişkilerinin olduğunu dile getiren De Nigris, hiç kimseyle problemi olmadığını kaydetti. Teknik direktör Aykut Kocaman'la çok iyi ilişkileri olduğunu söyleyen De Nigris, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Ona çok büyük bir saygım var. Futbolda zaman zaman oynayamıyorsunuz. Sonuç itibariyle bu hocanın kararı. Hocamla yaptığım ikili toplantılarda 'Ankaraspor'u her zaman nasıl başarılı konuma getirebiliriz' diye konuşuyoruz. Aykut Kocaman buraya geldiğinde hocamızın geçmişte çok büyük bir golcü olduğu ve Türkiye'nin en büyük kulüplerinden birinde oynadığı söylenmişti. Böyle bir insanla çalışacak olmaktan dolayı büyük mutluluk duymuştum. Irkçı kelimesini asla kullanmadım. Irkçı kelimesi çok hassas. Bu kelimeyi kullanmam. Öyle bir dergiyi ve kişiyi tanımıyorum.''

De Nigris, basın toplantısının sonunda bu haberi yazan kişiyi tanımadığını, ancak şu anda karşısında olsa dövebileceğini söyledi.

3 Ocak 2009

2 Ocak 2009

Eskiden


Eskiden rakiplerimizi, ya da turnuvaya katılan takımları tanıtırken böyle posterler çıkardı gazetelerde. Şimdi çıkmaz oldu. Özledim ben bu posterleri. Galatasaray'ın 88-89 kadrosu vardı bende bu şekilde. Suntalatıp asmıştım salona. Sonra Tanju FB'ye gidince paramparça etmiştim. Özledim ben bu şekilde posterleri.

2008 En'leri


Kararlar geçen sezon 2. yarı ve bu sezon 1. yarı baz alınarak yapıldı benim tarafımdan.

En İyi Takım: Galatasaray Tekerlekli Basketbol Takımı

TSL En İyi Yerli Futbolcu: Arda Turan

TSL En İyi Yabancı Futbolcu: Geçen sezon için Deivid bu sezon için Lincoln

En Unutulmayacak Maç: Çek Cumhuriyeti-Türkiye

En İyi Yerli Futbolcu: Hamit Altıntop

En Çok Gelişme Gösteren Türk Futbolcusu: Tuncay Şanlı

En İyi Türk Sporcu: Elvan Abeylegesse

En İyi Yabancı Sporcu: Michael Phelps

En İyi Genç Oyuncu: Arda Turan

En Talihsiz Futbolcu: Uğur Uçar

En Kötü Transfer: Maldonado

En İyi Transfer: Song (TS)

En İyi Teknik Direktör: Cevat Güler

En Kötü Futbol Olayı: Eduardo'nun sakatlandığı an

En Kötü Anı: Alparslan Dikmen'in, Kazım Kanat'ın ve Hasan Doğan'ın ölümleri

En İyi Spor Programı: Not Defteri (NTVSPOR)

En Kötü Program: 6 Pas

En İyi Yönetici: Adnan Polat

En Kötü Yönetici: Yıldırım Demirören (BJK), Serhan Gürkan (Kocaelispor)

Yılın En Zevkli TSL Maçı: Eskişehirspor-Denizlispor

Dünyada Yılın Futbolcusu: C. Ronaldo

Hadise


Yeni yıla bu şekilde girmekten zevk duydum. Hadise çok iyi bir seçim olduğunu belli etti. Türk kızları bizim Türk erkekleri nasıl kızlardan hoşlanır sorusunun cevabını bulmak istiyorsa adresleri belli :)
Şarkıyı dinlemek isteyenler buyursun.

Alper Tezcan


Bugünkü Fanatik gazetesinde çıkan bir yazı. Alper Tezcan'ın hikayesi. Galatasaraylılar mutlaka okusun. Yazı burada. Sözlükte hakkında yazılanlar da bunlar.
Burada yazılanlar doğru mu? Birilerinden acilen cevap beklemek hakkımız olsa gerek. Yoksa işin içinde başka şeyler mi var? Doğrusu nedir bunun?
Fanatik yazısında Okna Buruk ve Emre ile ilgili kısım vardı dikkatimi çeken.
"Alper sakatlandığında Emre, Okan ve Fatih Akyel geldiler ziyarete... Üçü de bilirlerdi benim nasıl sırdaş olduğumu. Avrupa’ya gideceklerini söylediler. Ben dedim ki; “Oğlum yapmayın. Bakın Metin Oktay gibi heykeliniz dikilir sizin.” İkna olmadılar. Emre dedi ki; “Babacığım bak, şimdi oğlun sakat ve göreceksin, kaç kişi kapını çalacak. Biz keyiften kaçmıyoruz...” Şimdi o çocuklara çamur atıyorlar. Neden kardeşim? Taa o zamanın parasıyla 500-600 milyar alacakları vardı bu çocukların. Ödemediler. Şimdi neden çamur atıyorsunuz? "
Okan Buruk sakatlık konusunda bu şekilde konuşmaz herhalde. Okan Buruk'un ayağı kırıldığında neler olduğunu biliyoruz. Gönderilmedi, kazanıldı. İsmi yazılan üçlü de enteresan değil mi ? Okan, Emre, Fatih.