31 Aralık 2008

Mutlu Yıllar


Yeni yılın yeni umutlarla gelmesini diliyorum hepinize. Noel Babayı dilemektense önümüzdeki haftanın loto sonuçlarını verecek ak sakallı dedeyi görmeniz dileğiyle :) Mutlu yıllar

Genç 11



Az çok yazımı okuyanlar benim genç oyunculara takmış olduğumu bilir. Daha önce Türk gençlerinden oluşan bir 11 yapmıştım. Şimdi sıra dünya genç 11'inde.

GK: Kasper Schmeichel
DR:Rafinha, DC: Kompany, DC: Skrtel DL:Marcelo
MR:Di Maria, MC:Moutinho, MC:Fabregas, ML:Arda Turan
FW:Messi, FW: Benzema

"+2"

Ülkemizde biliyorsunuz yabancı kuralı olarak 6 kişi sahada 2 kişi yedek olmak üzere 6+2 şeklinde. Daha öncede yazmıştım yine yazmak istedim. Hazır devre arası transfer dönemi gelmişken.
Bizim ülkemizde özellikle üç büyüklerde transferler direkt takıma girecekmiş gibi yapılıyor ya saçma geliyor bana. Ben klüp başkanı olsam +2 hakkımı iki tane kaliteli 21 yaş altı oyuncu ile doldururum. İlk 11 de başlatmadığın maçlarda sıkıntı yaratacak oyuncu yıldız ya da tecrübeli oyuncu alacağıma yedekliği sorun yapmayacak, kendisini zamanla geliştirecek, tecrübelilerden yararlanabilecek yetenekli genç yıldız adaylarını kadroma alırım. Zaman zaman şans verip ortama alışmalarını sağlarım. Belki 5 yıl kadromda tutup Türk vatandaşı yapar ülke milli takımına da yarar sağlarım. Bu düşüncede olan kaç klübümüz var acaba? Zaten her maç oynayamayacak zaman zaman yararlanacağım bir adama milyonlarca dolar vermektense bu şekilde genç oyuncu alıp yetiştirmeyi daha mantıklı buluyorum açıkçası. Hem genç oyuncu kendini ispat etmek isteyip maçlara daha çok asılmak zorunda. Yatmak için buraya gelmez. Maldonado neden gitsin ki ya da Nonda. Gitseler bu saatten sonra kim onlara bu kadar para verecek ki? Adamlar direkt yatıyorlar. Trabzon'un Papy hamlesini bu yüzden çok takdir ettim. Keza Isaac hamlesi de benzer sayılabilecek bir hamle. Dört büyüklerin yabancılarına bir göz atalım:

Galatasaray : De Sanctis, Meira, Kewell, Lincoln, Baros, Linderoth, Nonda

Fenerbahçe: Lugano, Edu, R.Carlos, Deivid, Maldonado, Josico, Alex, Guiza

Beşiktaş: Zapo, Sivok, Cisse, Seric, Tello, Bobo, Holosko, Delgado

Trabzonspor: Colman, Song, Cale, Yattara, Papy, Isaac, Tony Silva

Görüldüğü üzere üç büyüklerde yedek kalmaktan sıkılacak problem çıkaracak oyuncular var. Yazık değil mi klüplerin paralarına? Örneğin Nonda yerine kendini ispat etmek isteyecek genç bir forvet daha yararlı olmaz mı?

Şaka Gibi

Aşağıdaki yazı dünkü Fotospor Gazetesinden bir haber :)

Hediye paketi

Alınacak oyuncuları, gidecekler belirleyecek! Ocak’taki hediye paketinin adı Diego-Fred-Tiago olabilir!..

Oyun kurucu mevkii için Almanya’da top koşturan Diego’nun alternatifi olarak ise Porto’da ofansı ve defansı kuvvetli olan Lucho Gonzalez görülüyor. Maldonado’nun gönderilmesi halinde ise ön libero için en güçlü aday Juventuslu Tiago Mendes... Tiago’nun yanı sıra bu bölge için adı geçen isimler arasında Bordeauxlu Alau Diarra ve Inter’in Dünya ve Avrupa Şampiyonluğu Kupası’nı kaldırmış Fransız oyuncusu Patrick Vieira bulunuyor. Fenerbahçe’de topun ağzında olan yabancı oyunculardan biri de sezon başında transfer edilen ama beklenenin çok uzağında kalan İspanyol oyuncu Verdu Josico... Josico’ya kulüp bulunması halinde ise Lyon’dan ayrılıp Fenerbahçe forması giymeye sıcak bakan Brezilyalı golcü Fred’in kadroya kazandırılacağı ifade ediliyor."

30 Aralık 2008

Reklam

Şu aralar televizyonlarda bir bankanın reklamı dönüyor. Adam elinde poşetlerle geliyor. Ve başlıyor
"Bu doğumgünü hediyen, bu yılbası hediyen, bu yıldönümü hediyemiz, bu sevgililer günü hediyemiz bu arada seni seviyorum. Hiçbirini unutmadım. 2010 yılına kadar huzur istiyorum. "
Kim yapmışsa eline sağlık. Çok hoş bir reklam olmuş. Ne zaman izlesem beni gülümsetiyor.

En Anlamlı Karikatür


Karikatür görüldüğü üzere Salih Memecan'a ait. Kendisinin çizdiklerini zaten çok severim ama bunu gördüğümde çok duygulandım. Tek kelimeyle harika olmuş.
not: Resim tahmin edildiği üzere www.sabah.com.tr 'dan alınmıştır.

Ertuğrul Sağlam ve Bursaspor


Bu sabah Ertuğrul Sağlam'ın Bursaspor ile anlaştığını okuduk, duyduk. Resmi açıklama gelmedi gerçi ama şimdiden başladılar BJK kökenli birini Bursasporlular kabul edermi diye. Eder kardeşim niye etmesin? Ha başka bir adam olsa neyse ama Ertuğrul Sağlam gibi efendi, dürüst, güvenilir bir adamı neden istemesinler ki? Bence Bursasporlular biraz sabır gösterirlerse Kayserispor'da yaptığının aynısını Bursaspor'da başarır Ertuğrul Hoca. Ve bu defa aynı hataya düşüp büyük takım uğruna terketmez Bursa şehrini. Bursa şehri ile Ertuğrul Hoca'nın hayat felsefesinin da az çok yakın olduğunu biliyoruz. Bence güzel bir seçim Bursa adına. Hayırlı olsun. Yeniden Bursa'yı eski günlerinde görmeyi çok istiyorum. Hadi hayırlısı.

29 Aralık 2008

Filistin ve İslamiyet.


Bu konularda konuşmayı çok sevmem ama bugün yazacağım. İsrail'in yaptığı şey insanlık suçundan başka birşey değil. Allah onları bildiği gibi yapsın. Amerika'da tabii her zaman olduğu gibi İsrail kanadından yana. Onlara çok kızıyorum ama önce Müslüman toplumların haline de bir bakalım değil mi?

1) Filistin kendi içerisinde birlik olmayı dahi başaramıyor. Hamas ve El Fetih adında iki gruba bölünmüş durumda. Kendi içinde birlik olmadan nasıl devlet olmayı düşünüyorlar?

2) Zamanında İsrail Devleri nasıl kuruldu? Yahudilere herşeylerini sattılar şimdi ağlıyorlar.

3) Hamas, El Kaide gibi örgütler de masumları öldürmüyor mu?

4) Dinimizde en büyük günahlardan bir tanesi de masum insanları öldürmek değil mi? Savaş esnasında bile aman dileyene silah çekmek, öldürmek, korumamak günah değil mi?

5) Dinimizdeki en büyük günah İslamiyet dinini dış dünyaya kötü göstermek değil mi? Bunu yapan El Kaide, Hamas gibi örgütlere destek vermek ne peki?

6) Dünyada müslümanlığın faziletlerini görüp müslüman olan insan sayısının (özellikle Amerikada) artmaya başladığı yıllarda Taliban, El Kaide gibi örgütlerin ortaya çıkması ve Müslümanların terörist gibi gösterilmesine neden olmaları tesadüf olabilir mi? Para yedikleri bu kadar açık olan , amaçları ortalığı karıştırmak olan bu insanlara destek olmak hoş karşılanabilir mi?

7) Dünyadaki müslüman devletlerin kaç tanesi dış dünyaya medeniyet dersi veriyor? Kaçı ilk emri "Oku" olan bir kutsal kitaba sahipken eğitime sahip çıkıyor?

8) Dünyadaki müslüman ülke liderlerinin kaç tanesi halkı çıkarlarına çalışıyor? Kaç tanesi saraylarda, lüks konutlarda yaşıyor?

9) Müslüman olmanın olmazsa olmaz kurallarından temizlik, hijyen gibi kurallara kaç müslüman ülkenin insanları tam uygunluk gösteriyor? Burda kastettiğim temizlik kapsamı kişisel temizlik, çevre temizliği giriyor.

10) Hayvanlara eziyet etmenin günah olduğu dinimizce belirtilmişken hayvanlara karşı nasıl davrandığımızın farkındamıyız?

11) Hristiyan alemi zamanında nefret ettiğimiz Haçlı Seferlerinde, şimdiki Avrupa Birliği gibi kurumlarla ortak çalışarak çıkarları için beraber çalışabiliyorken "her müslüman bir diğerinin kardeşidir" denilen dinimize mensup insanlar nasıl oluyor da birlik olamıyor? Birlik olmayı geçtim birbirini arkadan hançerliyor?

12) İslamiyet ile beraber kadınlara yapılan zulümlerin kaldırıldığını biliyoruz. İslamiyet kadınlara değer verilmesi gerektiğini söylerken dünyada bu durumun hiç böyle olmadığı aşikar. Dört eş almanın kuralları belli iken keyfe keder dört eş almanın günah olduğu biliniyorken, neden bu adilik?

Dünyadan yapılan bütün katliamları kınıyorum. Dünyadaki müslümanların bir an önce kendini toparlamasını diliyorum Allah'tan.

Not: Konu çok hassas farkındayım. Yorum yapacaksanız da lütfen bu hassasiyeti göz önünde bulundurun ve ona göre yapın yorumlarınızı.

Not: Resim www.kurannesli.org sitesinden alınmıştır.

27 Aralık 2008

AB Statüsü

Flying Dutchman bloğunda saçma bulduğunuz kuralları yazın demiş. Oraya da yorumumu yaptım ama buraya da yazmak istedim. Daha önce de birkaç kez yazdım.
Benim anlamadığım şeylerden biri de şudur: Almanya, Fransa, İspanya, İngiltere gibi liglerde AB vatandaşlarına giriş serbest AB dışında yer alanlara serbest değil. Sınırlı ya da belli şartlarda çalışma izinleri verilerek oluyor.
Şimdi sesimi duyması gereken herkese bir kez daha sesleniyorum:
1) Türkiye F.F. olarak bu saçma kuralın kaldırılması için bizim gibi UEFA bünyesinde yer alıp AB üyesi olmayan ülke federasyonları ile ortak bir girişimde bulunup bu statünün UEFA bünyesi dışındaki ülkeler olarak dağiştirilmesi için bir çaba göstermeniz mümkün mü?
2)Ülkemizin genç takımlarının hep en üst düzeyde yer aldığını düşünürsek; Avrupa'ya gönderebileceğimiz bu çocukların sadece bu kural yüzünden gidemediklerinin farkındamısınız?
3)Ülkemizde yaşı 21'den küçük olmak kaydıyla sınırsız yabancı oyuncu kuralına neden izin verilmiyor? Gençlerimizin önünü kesmek yerine, gençlerimizin onların önüne geçmesi için daha fazla çaba sarf etmelerine ve belki daha az ama çok daha kaliteli isimler görmemize neden olmayacak mı?

Mehmet Yıldız.


Kendisinin başarıları ve çabalarını tebrik etmemle beraber bu adamın Galatasaray takımında başarısız olacağını düşünüyorum. Önerildiği söylenen miktar şu 3,5 milyon euro+ Necati ve Mehmet Güven bonservisle + Aydın kiralık. Necati'yi bonservisi ile versinler. Benim çok beğenmediğim Mehemet Güven'i de versinler. Hadi Aydın'ı da kiralasınlar diyelim. Yaw 3.5milyon euro nedir? Bu adama bu kadar para verilir mi? Hadi diyelim ki ben yanılıyorum ve bu adam başarılı bir adam. Eee peki nerede oynayacak bu adam bizim takımda? Hele ki Kewell geldikten sonra? Diyeceksiniz ki rotasyona girecek. Ama bence çoğu zaman Baros'un arkasında yedek kalacak. E bi yedek için bu kadar para verilir mi?
Ey GS başkanı, GS taraftarı lütfen uyanın. Çok para harcamak istiyorsanız. Gönderin Nonda'yı. 3.5 milyon Euro'ya gs rotasyonunda yer alabilecek çok kaliteli genç bir forvet oyuncusu alın.

26 Aralık 2008

Seyirci Ortalaması-Bütçe

BJKlı taraftarlar borçları kapatabilme adına ellerinden geleni yaparlar dedim ya aklıma geldi. Bu dediğim bütün takım taraftarları için geçerli. Taraftarlar olarak kombine alıyoruz, forma alıyoruz, kısacası klüplerimize bu şekillerde destek oluyoruz. Peki şöyle birşey yapsak ne olur. Diyelim ki içeride oynanan her maça giden taraftarlar o maç esnasında klüp için 1 ytl verseler ne olur? İçeride oynanan 17 maç sonunda tahmini ortalama seyirci sayısına göre bir sezon için tablo şudur:

Takım Ortalama Seyirci Sezonda Elde Edilecek Gelir
1. Fenerbahçe 40000 680000
2. Beşiktaş 30000 510000
3. Galatasaray 18000 306000
4. Bursaspor 16000 272000
5. Denizlispor 14000 238000
6. Konyaspor 18000 306000
7. Trabzonspor 13000 221000
8. Kayserispor 2000 34000
9. Hacettepespor 12000 204000
10. Eskişehirspor 12000 204000
11. Gaziantepspor 12000 204000
12. Sivasspor 7500 127500
13. Gençlerbirliği 11000 187000
14. Ankaragücü 1000 17000
15. istanbul BLD. 3000 51000
16. Ankaraspor 10000 170000
17. Antalyaspor 10000 170000
18. Kocaelispor 10000 170000

Bence fena paralar değil. Ha bu ortamalar tutar mı bilmiyorum. 2 sene önceki lig maçları ortalamasına yaklaşık rakamlardır yazdıklarım. Maça giden her seyirci de bence 1 Ytl ye acımaz o an verir cebinde parası varsa. Hatta daha fazlasını bile verecekler olacaktır. Fena fikir değil di mi yoksa saçmalamışmıyım :)

Akıllanın artık be kardeşim

Yıldırım Demirören bugün toplantısını yapmış. Gazetelerden şurdan burdan okuduğum kadarıyla kendi suçlarını görmezden gelip topu hakem hatalarına, BJK üzerine oynanan oyunlara getirmiş. Kabul BJK hakem hatalarından en çok çeken kluplerden biridir. Ama nedeni sadece buna bağlamak ne derece doğrudur. Her başarısızlıktan sonra hakemleri, federasyonu suçluyorsunuz. Tama diliniz çok yandı. Kabul edelim. E peki sizin suçlarınız? Sadece başkandan bahsetmiyorum. Bütün camiadan bahsediyorum. Ben dışarıdan biri olarak bir GSlı olarak gözlemlerimi yazayım.

1) Bjk taraftarı İnönü Stadı'nı inletebilir. Dünyanın belki de en iyi seyirci topluluklarından bir tanesidir. O anlamda kendilerine en ufak bir laf etmem. Ama maalesef öyle bir portre çiziyorlar ki dışarıdan sanki her maç olay çıkartacakmış gibiler. Tamam deli dolular, birçok başarılı işe imza attılar ama günden güne gözlemlediğim tehlikeli gidişat şudur ki BJKlı olmayı seçen gençler arasında enteresan bi Kurtlar Vadisi jargonu mevcut. Psikopat seyirci profili çiziyorlar ve bence bu durum pek hoş değil.

2)Bjk yönetimi sağa sola çatacağına öncelikle kendi hatalarını görmek zorunda. Yapılan saçma sapan transferler kuşkusuz BJK 'ın çok kötü olmasına neden oluyor. Son sezonlarda yapılan transferleri bi göz önünde bulundursak çıkacak tabloyu hepimiz biliyoruz. Bir diğer konu ise saygınlık. Gökhan Zan ile bir yönetici arasındaki kavgayı hatırlıyorum. Bjk başkanının yakın zamanda yaptığı davranışları da. Koskoca bir camianın başkanı saygın olmalıdır. O camiayı temsil edecekseniz o camianın başkanı benim diyorsanız o şekilde davranmalısınız. Saygınlığı sıfıra inmiş bir yönetime kim inanır? Futbolcuları rahatlatmak, onlara güvenlerini göstermek yerine onları daha da strese sokan davranışlarını da unutmamak gerekiyor tabii ki.

3)Muhalefet kanadı. Bjk camiasında muhalefet var mı hala? Eskiden Fikret Orman vardı ne oldu? Nevzat Demir nerede? Yıldırım Demirören'in bu camiayı rezil ettiğinin farkında değil mi kimse? Tamam Demirören yönetimi inanılmaz bir borç yaptı ve herkes bu durumdan korkuyor belki. Ama o adamlar başta kaldıkça BJK daha rezil duruma düşecek. Ya çıksın bi babayiğit. Taşın altına elini soksun. Desin ki BJK taraftarına :"Beyler bizim çok fazla borcumuz var. Bu borçları temizleyene kadar bizim yanımızda olun." Bütün bjk taraftarları eminim ki şu an Demirören'den kurtulmak için o sabrı gösterirler. Hatta daha da eminim ki borçları kapatabilmek adına ellerinden geleni de yaparlar.

CM-FM Efsaneleri - 3

CM 03-04 de Gençlerbirliği takımıyla oynarken ortasahamın göbeğinde Muhammed Akıncı ile yer alan eleman, Petkimspor'dan alırdım kendisini. Arap Öztürk. Resmini bulamadım hiçbir yerde. İlk başta hiç bilmeden sadece isim-soyisim kombinasyonuyla dikkatimi çeken hatta beni güldüren Arap Öztürk'ü öylesine almıştım takıma. Taa ki Bülent Akın sakatlanıp yerine bu adamı deneyene kadar :)

CM Kariyeri: Gençlerbirliği takımında süper oynuyordu. İlk sezonunda çok verimli olamasa da ikinci sezonda oynadığı 29 maçta 12 gol 14 asist gibi güzel bir ortalama tutturdu. Birkaç sene oynadıktan sonra Adanaspor'a satmıştım ve Adanaspor'da forma satışlarını patlatmıştı. Siz düşünün işte adam efsane olmuştu.

Gerçek Kariyeri: Petkimspor'dan biliyorum kendisini sadece. TFF'nin sitesine baktım sadece bu göründü:

Kişisel Bilgiler
Doğum Yer : İZMİR
Doğum Tarihi : 15 Mayıs 1977
Uyruk : TC
Futbolcu Temsilci :
Lisans Bilgileri
Lisans No : 11313
Kulüp : ÇİĞLİ BELEDİYESPOR
Sözleşme Başlangıç T. : 4 Ağustos 2003
Sözleşme Bitiş T. : 5 Ağustos 2005

CM-FM Efsaneleri - 2


Sıra geldi bir diğer isme. Bu adamı nerdeyse Türkiye'nin tamamı tanıyor bu oyun sayesinde. Muhtemelen hepinizin bu adamla ilgili anıları vardır. Bendeki kariyeri birazdan. İşte karşınızda Altunhan Temur

CM Kariyeri:
İstisnasız her takıma aldığım adamlardan biri. Gerd Müller ile ilgili gol rekorlarını her okuduğumda aklıma gelen adam. Benim oynadığım oyunlarda en parlak olduğu oyunda:
Gençlerbirliği: 45 maç 58 gol 26 asist (ilk sezonu)
38 maç 34 gol 11 asist (ikinci sezonu)
Milan: 21 maç 24 gol 9 asist

Gerçek Kariyeri: Bu adamı hep Yalovaspor'dan alırdım. Şimdi baktım kariyeri şu takımlarda geçmiş: Ankara Demirspor, Gümüşhanespor, Yalovaspor, Kırıkkalespor, Y.Kırşehir, Ankara Demir, Tarım Kredi Spor (2009 mayısına kadar sözleşmesi varmış)

CM-FM Efsaneleri


Hepimizin oynadığı benimde 03-04 serisinden itibaren başladığım, sonrasında hastalık yapan, okulumu uzatmama neden olan oyundaki efsane oyuncularımdan bahsedeceğim. Bu seride ilk yazacağım adam CM 03-04 serisinde benim ortasahamın ortasında efsaneler yapan, Türk Milli takımının en önemli adamı konumuna gelen, transfer rekorları kıran bir adamdan bahsedeceğim. Karşınızda Muhammed Akıncı.
CM Kariyeri: Türkiye Ligi'nde hangi takımı alırsam alayım bu ismi mutlaka alırdım. En efsane olduğu takım ise Gençlerbirliği takımıdır. Silkeborg takımında 250 ya da 300 bin dolar gibi bir bedelle transfer ettiğim oyuncu daha sonra takımıyla beraber Uefa Finali oynamış, bir sonraki sezon ise Ş.Liginde Dream Team'e girecek performans sergilemiştir. Sonrasında onu takımda tutmak zor olduğundan ve Arsenal'in 45 milyon dolarlık teklifle gelmesinden kaynaklı transferine izin vermek zorunda kalmışımdır :)
Gerçek Kariyeri: 17 yaşında Silkeborg A Takımı ile profesyonel maçlarına başlamıştır. Çok göze batmasa da elinden geleni yapan bi profil çizer. Konyaspor tarafından 2007 yılında keşfedilir ve bu takıma transfer olur. Fakat bu takımda istenileni verememiş ve 2008 sezonunda Konya Şekerspor'a gönderilmiştir.Şu an nasıl performans çiziyor acıkcası bilmiyorum.

Hamit Altıntop


"Gazete okumayı severim. Günün gelişmelerini, haberleri, dünyada olup bitenleri okumak her insan gibi bana da keyif verir. Ama son zamanlarda bu keyfi alamaz oldum. Okuduğum her habere, her röportaja kuşkuyla bakmaya başladım. Gazetenin ismine, muhabirin ismine ve güvenirliliğine dikkat eder oldum Özellikle de spor basınına… Ya biz kendimizi yeteri kadar ifade edemiyoruz, ya da birileri gazeteciliği bilmiyorlar... Ben gazeteci değilim. Bu konuda ahkâm kesemem. Ancak, ben spor basınını anlamakta güçlük çekiyorum. Kendilerini adeta yalan yazmaya zorluyorlar. Bazen Avrupa'da da spor basınına kızdığımız oluyor. Ama hiç olmazsa Avrupa'da daha mantıklı, masum ve makul iddialar yazıyor. Ve bunu asla alışkanlık haline getirmiyor. İnanırlılığını kaybetmiyor. Spor basınımız, yalan haberin, abartının dozunu da beceremiyor. Dolayısıyla bir noktadan sonra kamuoyu üzerinde inanırlığını, prestijini kaybediyor. Devre arası tatilimin bir kısmını geçirmek için İstanbul'a geldim. Ama geldiğime de pişman oldum. Her Türkiye'ye gelişimde hakkımda çıkan haberlerden çok sıkıldım. Ben her defasında açıklamada bulunup "Şu an için Türkiye'ye dönmeyeceğim” dedikçe, basınımız sanki ben aksini söylemişim gibi, beni hep birileriyle veya bir kulüple görüştürüyor ve ağzımdan demeçler yazıyor. Bildiğiniz gibi yıllardır Ay-Yıldızlı takımız için gururla, onurla mücadele ediyorum ve Türk futbolu ile ilgili tek bağımda bu. Dolayısıyla da ben milli takımdan arkadaşlarımı ziyaret etmek ve Türkiye'de bir lig maçı izlemek için Galatasaray – Beşiktaş maçına gidince, ortalık yerinden oynadı. Ağzımın açık kaldığı, şaşkınlıktan küçük dilimi yuttuğum bir sürü dedikodu türedi. Gazeteler ve televizyonlar bana soru sorma gereği bile duymadan atıp tuttular. Yok ben Bayern Münih'ten ayrılıyormuşum. Yok ben Galatasaray'a geliyormuşum. Orada huzursuzmuşum. Daha neler neler… Ben Bayern Münih Kulübü'nde futbol oynuyorum. Dünya'nın en büyük kulüplerinden biri. Birçok futbolcunun rüyalarını süsleyen bir kulüp. Oldukça da huzurluyum ve mutluyum. Herhangi bir ters durum olmadıkça neden buradan ayrılayım bunu anlamıyorum. Şunu kesinlikle ve net bir şekilde, bir kez daha söylemek istiyorum. Ben şu an için kesinlikle Türkiye'de futbol oynamayı düşünmüyorum. Ve hiçbir Türk kulübünden de teklif almadım. Yani çok olağanüstü bir takım şeyler olmadıkça önümüzdeki yıllarda da futbol hayatımı Avrupa'da sürdüreceğim. Bu konudaki dedikodulara son verilmesini istiyorum. Artık yeter! Buraya kadar… Bundan sonra hakkımda çıkacak tek kelime bile yalan haber olursa hukuk mücadelesine gireceğim. Yalan olduğunu yargı önünde ispatlayarak, maddi ve manevi tazminat davaları açacağım. Sakın yanlış anlaşılmasın, paragöz falan değilim. Amacım sadece haklarımı korumak. Buradan gelecek paraların kuruşuna bile dokunmadan Şehit Anaları ve Mehmetçik Vakfına bağışlayacağım. Sevgili gazeteci arkadaşlarımın biraz daha sorumlu, onların sorumlu müdürlerinin de biraz daha hassas olmalarını bekliyorum." Saygılarımla… Hamit Altıntop

Yazarın Notu: Yukarıdaki yazı Hamit Altıntop'un kişisel web sitesinden alınmıştır. Bugün nedense FB ulemaları başladı yine Türkiye'ye gelirsem de zaten sadece FB'ye gelirim dedi diye. Aman Hamit gözünü seveyim ne olursa olsun gelme buraya. Allah'ım bu kullarını FB yalakası medyadan koru.

24 Aralık 2008

İşte Tam O Anda

Kurtulamam

"Bazen,
Kayalaşır da beynim
isyan ederim!
kendime, dünyaya insanlara...
Bazen,
Ölmek geçer aklımdan, öldürmek kendimi...
Yapamam!
Dünya bir yük yüklemiş sırtıma,
Kurtulamam..." Safiye Dündar

Aklıma Aniden Gelenler #9


Yaw Preko. Ganalı futbolcu ülkemize Gaziantepspor ile adım attı. Hızlıydı, ani driplinglerle rakipleri zor durumda bırakırdı. Gaziantespor'da oynadığı oyun ile Fenerbahçe'ye transfer oldu. Fenerbahçe'de beraber geldiği Johnson'ın aksine hiç faydalı olamadı. Yanlış hatırlamıyorsam MTK maçında kaçırdığı gollerle taraftarı deli etmişti. BJK'a iki golü vardı. O sayede biraz daha kredi kazanmıştı. Ama en sonunda papaz pilav yemedi ve gönderildi. Yozgatspor'a gitmişti. Sonrasının ne olduğunu merak eden netten arasın bulsun :)
Aklıma Aniden Gelenler #8

Pişmemiş yemek

"Yemek pişmeden ocağın üstünden alırsan çöpe atmak zorunda kalabilirsin."

Bu çocukların gerçek anlamda pişmeye ihtiyacı var.

En üstten soldan baslayıp altta sağda bitecek şekilde isimler şu şekilde :
Aydın Yılmaz, Tevfik Köse, Nuri Şahin, İlhan Parlak, Gürhan Gürsoy, Fatih Sonkaya, Ferhat Öztorun, Alparslan Erdem, Cafercan Aksu, Batuhan Karadeniz

Saha Zemini Yalanı


Bizim futbolcular kötü bir sahadan çıktıktan sonra hemen başlarlar. "Bu saha zemininde elimizden geleni yaptık." "Bu sahada ancak bu kadar. "
Yorumcularımız hemen başlar "Hiç olacak iş mi? Şurayı düzeltmek bu kadar mı zor?"
Bla Bla bla bla.. Tamam saha zeminleri hep mükemmel olsun. Evet saha dışarıdan güzel görünüyorsa daha bi albenisi oluyor. Oynanan oyun daha bir futbola benziyor biliyorum. Saha zeminlerinin de mümkün olan en kısa zamanda düzeltilmesini istiyorum herkes gibi bende. Yalnız ben futbolcuların "Bu zeminde ancak bu kadar oynadık" sözünün nedense hep uydurma olduguna inanırım. Hayır bizim ülkemizde yetişen kaç adam mükemmel sahalarda top oynamış ki? Kaç adam çamurlu, rezalet sahalarda top oynamadan üst seviyelere çıkmış. ama olur mu eski eskidir di mi?. Demezler mi adama ulan daha dun ustun basın rezil, yamuk yumuk zeminlerde top oynuyordun. Ne zaman adam oldun demezler mi? Hepimiz biliyoruz ki hepimiz en rezil sahalarda oynadık oyunumuzu. Sadece senin takımına özel zemin yapmadılar ya. Rakibin sahaya bastıkca altına super zemin döşemiyorlar ya.
Hele o 19 Mayıs Stadı'ndaki suni çimi bahane edenleri hiç anlamıyorum. Halı saha gibi duruyor. Yaw kardeşim hepiniz eminim ki halı sahada maç yapan adamlarsınız. Neyini şikayet ediyorsunuz?
Kısacası siz ne düşünürseniz düşünün. Ben bu zemin yüzünden oynayamadık sözlerine inanmıyorum cok fazla. Hayır resimdeki garibanların günahı ne?

En Kötü Beş Yabancı Transferi

Aşağıda transfer haberlerini yazınca aklıma böyle bir liste yapmak geldi. Yaşımızın yettiği, aklımızın hatırladığı isimlerden yaptık seçimleri. Seçimlerim tamamen üç büyüklerden yapılmıştır. Yaptığım sıralamanın önemi yok, kimi kaçıncı sıraya koyarsanız koyun.

1) Iorfa: Türk futbol tarihinin en kötü transferi olarak akıllarda yer edinmiştir. Hatta yapılan her kötü transfer onun adıyla anılır.

2) Bratu: 2. Terim döneminin en rezalet transferiydi. Canaydın'ın o adamı Nantes takımına hem de bonservisi ile nasıl sattığını hala bilmiyorum. Bir rivayete göre Nantes başkanı da daha sonra Canaydın'ı arayıp kızmış: "Bizi kazıkladınız. Bizi kandırdınız." diye :)


3)Nartallo: Geldiği zaman topla yaptığı şovla milletin gözünü boyamış sonrasında da ne olduğu cabuk ortaya çıkmıştır.

4) Maldonado: "Avrupa'nın unuttuğu yıldız" :) Avrupa'nın unutmadığı, aslında ne olduğunu gördüğünü anladığında FBliler artık çok geç olmuştu :)

5)Ali Lukunku: Galatasaray tarihinin en kötü oyuncularından biridir. Mısır milli takımına karşı iyi bir oyun çıkartıp GS taraftarını ümitlendirmiş, daha sonra gitmesi için dualar edilmiştir.

Beklediğim Transfer Başlıkları


Malum transfer sezonu açıldı. Şimdi malum gazetelerden beklediğim transfer haberlerini yazayım. Tabii burada Mehmet Topuz, Mehmet Yıldız gibi isimlerden ziyade dışarıdan transferleri yazacağımı da ekleyeyim.

Saviola: Bu adamı kesinlikle duyacağımı düşünüyorum. Realdeki durumu da göz önünde tutulursa kesinlikle olacaktır.

Morientes: Valencia da mutsuz olan Morientes ismi de kesinlikle FB haberleri arasında yer alacak.

Helguera: Sık sık duyacağız bence.

Biglia:Anderlechtli oyuncuyu çok duyduk bu sezon daha da duyarız.

Gudjohnsen: En çok bu ismi duyacağımızdan nedense çok eminim.

Benim ilk aklıma gelen 5 adam bu. Aklına başka gelen varsa eklesin. Türk değil ama yabancı.

23 Aralık 2008

İlk Yarının 11'i




De Sanctis: GS taraftarının uzun yıllardır aradığı adamdı. İlk yarı performansının belki de daha %60'ını gösterdi. İkinci yarı cok daha iyi olacaktır.
Gökhan Gönül: Sezona kelimenin tam anlamıyla rezalet başlasa da ilerleyen günlerde FB'nin ayakta kalan belki de tek oyuncusuydu.
Bilica: Sivasspor icin cok önemli bir oyuncu. Sivasspor'un defansını müthiş toparlayan bir görüntüsü var.
Song: Trabzonspor'un en sorunlu bölgesiydi defans hattı. Song her zaman bildiğimiz Song olarak defans hattının tek lideri oldu. Trabzon seyircisinin de kalbinde en az bizler kadar yer edindi.
Hakan Balta: GS taraftarının kimisi beğenmese de ben cok beğenirim. Soğukkanlı oyunu ile, defansın göbeğine yardımları ile bence çok önemli bir oyuncu. Kewell ile beraber oynarken tek başına savunmak zorunda kaldığı sol kanatta da bence mükemmele yakın oynadı.
Mehmet Topuz: Sezona iyi başlamasa da devamı çok güzel geldi. Kayserispor'un en önemli silahı. Umarım hep Kayserispor'da kalır. Ben küçük takımlarında efsane oyuncularının olmasını istiyorum her zaman.
Hürriyet: Üst sıraları zorlayan Ankaraspor'da ön liberonun değişmez adamı. Çok teknik değil. Asla olağanüstü işler yapamaz. Bunları ondan beklemekte aptallık olur zaten. İlk yarıda elinden gelenden de fazlasını yaparak bu listede yer aldı.
Lincoln: Durgun başlayan sezonda sonradan toparlayarak müthiş işler yaptı. Sezon başında ş.liginden elendikten sonra sinirlenmiş ve skibbe ile ikisine defolun bu takımdan diye bi yazı yazmıştım. Beni yanılttığı, beni morarttığı için çok mutluyum :)
Tabata: Gaziantepspor'un saha içindeki lideri. Oynadığı futbolla büyüledi ilk yarıda resmen.
Arda Turan: Sağda oynadığı zamanlarda çok verimli olamasa da sola geçince neler yapabildiğini hepimiz gördük. Hep böyle devam aslanım hep böyle.
Baros: Yaptığı işler ortada. Attığı 14 gol ne kadar faydalı olduğunu anlatıyor zaten.

22 Aralık 2008

Güzel Lafmış

"Ben kadın olsam, takım tutmayan bir adamla birlikte olmam. Bir takıma bağlanabilen bir adamı tercih ederim. En azından sevebilme yeteneği var, bağlanabiliyor ve onu asla yüzüstü bırakmıyor.Takım tutmak, bağlanabilmenin ifadesi. Bizler bir şeylere gerçekten bağlanabilen adamlarız" Murat Şeker - Aşk Tutulması filmi yönetmeni

Bu sözleri Atanalirspor blogunda gördüm. İzinsiz tasıdık ama umarım kızmaz :)

Stjepan Tomas


Dünkü maçta tribünlerdeydi kendisi. Helal olsun vefalı adammış dedim. GSlı olmuş adam iyice. Yalnız sonradan uyanmadım da değil. Gazeteci değilim ama azıcık tahmin edeyim. Bu da bir fotospor, fotomac tadında yazı olsun. Tutarsa ben demiştim deriz :) Bence GS devre arasında Servet Çetin'i gönderip Tomas'ı geri alacak. Devre arasında ben şu an itibariyle böyle bir transfer bekliyorum.

Galatasaray-Beşiktaş


Maç öncesinde yorumlarımda Holosko'nun BJK adına, Arda'nın ise GS adına macın adamı olacagını tahmin etmiştim. Holosko fena oynamadı, Arda bence muhteşem oynadı. Hatta ve hatta dün doğru dürüst top oynayan tek Galatasaraylı idi. H.Berlin, Benfica maçlarını dikkatlice izlemiş bu gözler dün Galatasaray'ın cok oynamadığını gördü. Lincoln takım zora girdiğinde çıktı piyasaya, maçı kopardı, sonra yine dinlendi. Galatasaray dün bu şekildeydi Arda Turan hariç. Hem hücumdaydı hem defansta. Hakan'a çok yardım etti. Ayhan inanılmaz kötü bir maç çıkardı. İkinci yarının başında otobana dönmüş olan sağ kanadı görmüştür teknik ekip şimdi oraya Sabri'yi de alırlarsa tamamdır dedim. Ama yanılmışım. Çirkinleşmeden oynandı dün maç. Maçın tek çirkini maçtan önce yazdığım gibi korktugumu basıma getiren, derbinin yine bir şekilde içine eden Cüneyt Çakırdı. Maç öncesinde şunları yazmıştım. Maalesef dediğim oldu. Ha kararlar doğrudur yanlıştır bi lafım yok. Ama derbi maçta bu şekilde oyuncu atarsan olmaz. Yaw kardeşim bırakın sahada adam gibi maç olsun. Ki zaten BJKlılar da katılır mı bilmem ama biz dün o maçı her türlü kazanacaktık. Bu arada Lincoln'ün üçüncü goldeki pasında maçı beraber izlediğim arkadaşlarımın bile süper pas attı herif a.q. demeleri de ayrı bi keyifti ki keza maç boyunca iki gslı olarak bizlere saydırıp durdular lan hep hakemle kazanıyorsunuz diye. Biz de kıs kıs güldük tabi :)

16 Aralık 2008

Aklıma Aniden Gelenler #8



Markus Münch. Şu ülkeye gelmiş en iyi sol kanatlardan bir tanesi idi. 99-2001 yılları arasında oynamıştı BJK ta. Ben cok begenirdim kendisini. Beşiktas'ın barcelonayı yendiği macta yanlıs hatırlamıyorsam Ahmet Dursuna ikinci golden önce pası veren de oydu. o maçta mükemmel oynadıgını da hatırlıyorum. (Hata ediyorsam lütfen düzeltin.) BJK seyircisi de cok severdi Münch'ü. Sonrasında hoca ile beraber yolladılar sanki daha iyisini bulabileceklermiş gibi. Münch'ü izlemiş o gözlere sonra İbrahim Üzülmez'i izlettirmek te nasıl bir sadistliktir kardeşim. Sonrasında Almanya'ya geri döndü Münch. Oradan da Panathinakos takımına gitti. FM oynarken kücük takım alıyorsam mutlaka sol kanada transfer ederdim Pana'dan onu. İyi topcuydu erken gitti bu ülkeden.
Aklıma Aniden Gelenler #7

Derbi Analizi.

Haftasonu uzun yıllardır hasret kaldıgımız güzellikte bir maç oynanmasını bekliyoruz. Hücum futbolunu iyi oynayan savunma futbolunu kötü oynayan iki takımın karşılaşmasından da artık şöyle keyifli bir maç çıksın. Gslıyım ve tabii ki GSımızın kazanmasını istiyorum ama en çok istediğim şöyle tadı damagımızda kalan bir maç olması. Gelelim analize.

Galatasaray Sanctis-Sabri,Meira,Servet,Hakan-Barıs,Topal,Ayhan,Arda-Lincoln-Baros 11 i ile sahaya cıkacak. Bu kadro cok önemli bir kadro. Zira hem hucumu hem savunmayı basarabilecek bir kadro.

Beşiktaş ta ise muhtemelen Rüştü-Toraman,Zapo,Gokhan-Cisse,Ugur,Tello,Ekrem,Delgado,Holosko-Nobre 11 ile baslayacak.

Peki maçta ne olur?

Bu macın benim gozumde kilit oyuncusu kesinlikle ve kesinlikle Holosko. Neden Holosko? Galatasaray defansı hızlı adamlar karsısında inanılmaz zorlanıyor. Gol atma özürlü Youla'yı bile durduramamıs bir Galatasaray savunmasının Holosko gününde olursa cok ama cok zorlanacagını tahmin ediyorum. Holosko'yu durdurursa Galatasaray kolay kolay gol yemez. Haa tabii GS maclarında inanılmaz gol sansı olan Nobre'de var ama ben en cok Holosko konusunda tereddütlüyüm. BJKlı oyuncular Lincoln'ü durdurmak icin sert oynarlar mı? Zannetmem. Denizlinin takımlarında bu özellik cok olmaz.

Maçta ikinci korkumu da bir önceki postta belirttim zaten.

GS adına macın kilit adamı kesinlikle ve kesinlikle Arda Turan olacak. Lincoln'ün gölgesinde kalan ve az da olsa taraftara küstügünü sezdiğim Arda bu macta bence macın adamı olacak. Ya gerginlikten hicbirsey yapamayacak ya da maca damgasını vuracak.

Bu macı 3 dört BJKlı arasında tek GSlı olarak evde izleyecegim. Adanada olunca tribune gitme sansımız cok olmuyor. Dileyelim de keyifli, bol pozisyonlu cok ama cok güzel bir maç olsun. kimin kazanmasını istediğimizi de heralde belirtmemize gerek yok :))

Cüneyt Çakır

Derbi maçın hakemi belli oldu. Cüneyt Çakır macın hakemi olacak. Uzun yıllardır izleyemediğimiz güzellikte olacagını tahmin ettiğimiz maç için maalesef umutsuzum artık. Yanlış anlasılmasın Cüneyt Cakır'ın sahsiyetiyle ilgili bir sorunum yok. Tek sorunum cok cabuk kart gösterme özelliği olması. Umarım abuk sabuk kartlarla derbi cıgrından cıkmaz. Ki daha önce yönettiği bir derbi maç sonrası sunu yazmışız.

13 Aralık 2008

Emre Aşık

Bazı adamlar vardır cok seversiniz. Ne yaparsa yapsın nefret edemezsiniz ondan. Sempatiklerdir. Emre Asık abimiz de onlardan biri. Kendisi her daim profesyonel olması, formaya hiç küsmeden hangi takımda olursa olsun elinden gelenin en iyisini yapmasıyla gönüllerimizde taht kurmustur. 35 yasında olduguna bilmesem inanmayacagım bir adamdır. Kendine iyi bakar. Bugun galatasaray resmi sitesinde okudugum haberle daha cok sevdim. Abimiz Türkiye Zihinsel Engelliler Spor Federasyonu’na Yönetim Kurulu Üyesi olmuş. İyi de yapmış helal olsun. Haberin detayı burada.

12 Aralık 2008

Aklıma Aniden Gelenler #7


Kocaelispor ile adım atmıştı Türkiye sınırlarına. Kocaeli'de yaptığı muazzam işler vardı. 79 macta 23 gol gibi bir istatistik tutturmustu. Kocaelispor ile Türkiye kupası kazandılar. Üç büyüklerle adı cok anıldı bir süre ama gidemedi. Sonra Antepe gitti orada da güzel işler başardı. TSL deki son duragı Erciyesspor oldu. Galatasaray'ı yenerlerken golü o atmıştı. Sonrasında ne olduysa oldu ayrıldı TSL den. Bence TSL için kalbur üstü bir adamdı. Hatta CM03-04 oynarken arkadasım Gaziantepspor'u seçmişti. Lazarov gol kralı olmuş, barcelonayı elerken de golleri o atmıştı. Aklımda kalan gülümseten bir anı da bu :)
Aklıma Aniden Gelenler #6

Yeni Anket


Tanju Colak yazısını yazarken eski günler geldi aklıma. Sag kanattan sol kanattan hızla akan üç büyük futbolcu geldi aklıma. Sizce hangisi. Ben sahsen karar veremedim.

Tanju Çolak.


Bu yazı tamamen kendi kişisel görüşlerimdir. Severek okudugum Mahalle Takımı isimli blog yazarı abimizin şu yazısı üzerine yazılmıştır.
Tanju Çolak çocukluk kahramanımdı benim. Prekazi ortalar ugur bosaltır Tanju ne yapar eder atardı o golü. Monaco kalesine topu göndermeden önce emindim o golü atacagından. Altın ayakkabıyı aldıgında sevincimden havalara fırlamıştım. Kraldı o. Haksızlık ediyorlardı ona hep. Gece hayatı varmış, kumarcıymış diyorlardı. Yalandı işte. Krallar böyle şeyler yapmazdı. İftira atıyorlardı kıskandıkları için. Metin Oktay'ı tanıyamadık biz. Bizim icin o dönemlerde tek kral vardı o da Tanju Çolak'tı. Tanju olmak icin kavga ederdik mahalledeki GSlılar kendi aramızda. Sonra birgün okuldan eve geldim. Aksam haberleri vardı TRT de. Babam onu izlerdi. Off falan derken sporla ilgili haber cıktı TV da. Tanju Colak diyordu. "Gol kralı Tanju Colak FB'de." O an bogazımda birsey düğümlendi. Cocuktum daha 7-8 yasındaydım. Dısarı cıktım hemen balkona. Ağladım. İnanamıyordum ama doğruydu. Hayallerimizi yıkmıştı kahramanımız. En çok güvendiğimiz askerimizin, şovalyemizin, Malkoçoğlumuzun para alıp düşman tarafına geçmesi gibi birşeydi benim için bu. Yıkılmıştım resmen.
Şimdi yok Galatasaray'ın hakkını savunuyormuş, yok Galatasarylıymış yok bilmem ne. Evet bizlerden cok daha fazla hizmet etmiştir Galatasaray'a. Ama umrumda bile değil. Tanju Colak agzıyla kus tutsa da o benim için GSlı değildir. Fenerbahce saflarına gecen, arkadaslarını yarı yolda bırakıp giden bir adamdır benim için Tanju Colak. "Benimle ilgilenmediler" Bu ne kadar komik bir laftır. Bu klup sadece baskandan, yönetim kurulundan oluşmuyor sadece. Ali Sami Yen bogazı yırtılana kadar, afedersiniz g.tü cıkana kadar bagırırdı, sahip cıkardı sana. Şimdi ne halin varsa gör. Kovulmuş kanalından umrumda bile değil. Git eskiden yaptıgın gibi FB yorumculugu yap belki para kazanırsın yeniden. Bir Metin Oktay gibi efsane olacakken bu haldesin. Yazık sana be cok yazık.
Benim için iki kral var artık. Biri Metin Oktay diğeri Hakan Şükür.

11 Aralık 2008

Anadolu 11


en iyi 11lerden giderken geldi aklıma. Anadolu kluplerinden bir karma takım yapsak nasıl bir takım olur acaba? trabzonspor anadolu da olmasına ragmen anadolu saymıyorum. ilk 11 de 6 yabancı kuralı gecerli olacak sekilde yazalım bakalım.

Hasagic (turk oldu-kaleci-İBB ) - Toledo (sol bek - kayserispor), Orhan Sam (sağ bek-Hacettepe), Bilica (DC-sivasspor), Batak (DC,Ankaraspor)- Theo Weeks(DMC-ankaraspor), Özer Hurmaci (MLC,ankaraspor), Mehmet Topuz (MR,Kayserispor), Yusuf Şimşek (AMC,Bursaspor)- Mehmet Yıldız (FC,Sivasspor), Balili (FC,sivasspor)

peki super ligin 11'i?


uefa.com da en iyi 11 seciliyordu. peki gecen sezon super lig 11 ne olmalı? gecen sezonun en iyi 11 sizce nasıl olmalı?
Rüştü- Hakan Balta, Gokhan Gonul, Servet, Emre Güngör - Arda Turan, Mehmet Topal, Aurelio, Mehmet Topuz- Mehmet Yıldız, Deivid

Benim gecen sezonu düşündüğümde ilk aklıma gelen isimler. yorumlarda sizinkileri de bekleriz efem.

team of the year


uefa.com da yılın takımını seciyormus herkes bende seceyim dedim. hamit ve aurelio tamamen duygusal nedenlerden orada. fatih terim i de begenmesem de o da duygusal sebeplerden orada. van der sar bu yasına ragmen hala mükemmel işler yapıyor. maicon oradaki en iyi sağ bek adayı oldugu icin orada. capdevilla ile lahm arasında gittim geldim ama villereal takımında yaptıgı işler aklıma gelince orada capdevilla olmalıydı. terry ile ferdinand rakipsiz ikili. gerçi puyol konusunda kararsız kaldım ama kimi kesmeliydim ki? arshavin orada olmalıydı. messi ye de heralde itiraz olmaz. ibra'yı sevmediğimden dolayı torres orada.

6 Aralık 2008

Aklıma Aniden Gelenler #6


Az önce Van Gobbel'den bahsederken amokachi ile ilgili bir pozisyondan bahsettik. Daniel Amokachi BJK taraftarlarının kalbinde en az bir Pascal Nouma kadar yeri olan bir oyuncudur bence. Müthiş Nijerya Milli Takımının forvet ikilisinden biriydi Amunike ile beraber. Türkiyeye geldiğinde yok canım, hadi lan gibi tepkiler verdiğimi hatırlıyorum. Mükemmel bir oyuncu idi. Fiziksel olarak güçlü, hızlı, teknik bir adamdı. Daha ne olacaktı ki zaten. Şimdi Drogba mükemmel futbolcu diyenlerin karsısına koymak lazım Amokachi videolarını da anlasınlar o zamanla bu zamanın farkını. Daniel Amokachi mükemmel bir oyuncuydu ama sakatlık belası peşini bırakmadı. Yazık oldu hakikaten iyi futbolcuydu. Sonrasında bi ara Nijerya Milli takımında antrenörlük yaptı diye hatırlıyorum gecen senelerde. Hoca olmuştur artık. Nijerya Milli takım hocalıgına da yakısır hani. Buradan yeteneğiyle ilgili bir fikir edinebilirsiniz.

Aklıma Aniden Gelenler #5

Aklıma Aniden Gelenler #5


Van Gobbel'dir resimdeki arkadaşın adı. 1995 yılında oynamıştı Galatasaray takımında. Bizim kalplerimizde yer etmiş bir adamdır. Onu sevmemin tek nedeni belki de cok sert bir oyuncu olması. Amokachi ile omuz omuza mücadele ederek aut çizgisini geçtikleri pozisyon hala gözlerimin önünde. Feyenord'dan GS'a gelmişti. Daha sonra Southampton takımına gitmiş oradan yeniden Feyenord'a dönmüş. Sekiz kez Hollanda Milli takım forması girmiş bir adamdır kendisi. Son zamanlarda hatırladıgım bir araba mevzusu yüzünden kaçak oldugu. Sonra ne oldu bende bilmiyorum. Amokachi ile ilgili bahsettiğim pozisyonun videosunu bulamadım. Bulan varsa söylesin ekleyelim.

Aklıma Aniden Gelenler #4