27 Şubat 2008

Farkı Bulalım mı?




Galatasaray ve Fenerbahce ülkemizin iki güzide kulübü. Bu iki güzide klübümüzün bu sene piyasaya sürdüğü iki futbolcu. Biri Barış Özbek diğeri Gökhan Gönül.


Normalde bu yazı Gökhan Gönül'ü övme yazısı olacaktı ama bence gerek yok çünkü herkes onu övüyor. Beni sevindiren şey bu çocuğun hiç şımarmıyor olması. Umarım hep böyle mükemmel devam edersin Gökhanım. EURO 2008 finallerinde sana ve yeteneğine ihtiyacımız var.


Barış Özbek'e gelince. en sevmediğim futbolcu tipidir. Rakibine elinden geldiğince hırslı maskesi altında sert girip kendisine en ufak müdahele olduğunda yere düşen futbolcular. Barış bu söylediğim özellik fazlasıyla var. Sezon başından beri övülüyor. Bu akşamki maçtan sonra da eminim bir çok yazar onu yine övecek ama bariz bir şekilde Barış'ta bir şımarıklık var. Bugün sahada rezil ötesiydi. Umarım o disipiliniyle! ünlü Feldkamp bunları en yakın zamanda görür. Ayrıca yere düşmüssün rakibin geliyor seni iyi niyetle ayağa kaldırmaya çalışıyor sen tutup adama birşey söylüyorsun adamı sinirlendiriyorsun. Yapma bunları Barış. Eğer yapmaya devam edeceksen de defol git bu takımdan.

Derbi maç.


Maçın başında golü bulmuşşun, rakibin daha maçın başında sayılabilecek bir dakikada rakibin 10 kişi kalmış. Hemde atılan oyuncu rakibin defansının belkemiği sayılan, duran toplarda büyük bir silah olan biri. Rakibin Fenerbahce ezeli rakibin. Dünyanın en büyük derbilerinden birinde sahadasın. Son iki macında çok kötü yenilmişsin. Ortam tam rakibini perişan edebilmen için son derece uygun. Bu durumda ruhu olan taraftarını seven onlara biseyler vermeye çalışan bir takım ne yapar? Doğal cevap şov yapar, keyifli maç olması için elinden geleni yapar. Ama Galatasaray takımı oyuncuları ne yaptı? Tek kelimeyle hiçbirşey.(Mehmet Topal,Song,Ümit Karan hariç) Buna karşılık fenerbahce takımı 10 kişiyle elinden geleni yaptı. Gökhan Gönül adındaki muhtesem cocukla da muhtesem bir gol buldu. Gökhan Gönül ayrı bir övgüyü hak ediyor. O yazı biraz sonra. Bir Galatasaraylı olarak Fenerbahcelilere helal olsun diyorum bu yazıyı da burda noktalıyorum.

Kahraman


Bir maç ancak bu kadar berbat edilebilirdi. Bir maç ancak bu kadar kötü yönetilebilirdi. Bir Galatasaraylı olark bu maçtan utandım. Yazıklar olsun böyle mi tur atlamalıydık. Nedense hep bu tarzlar olaylar bu adamın yönettiği maçlarda oluyor. Cüneyt Çakır umarım bu gece rahat uyursun. Yazıklar olsun.

26 Şubat 2008

Süper Haberler!!

Bir önceki yazıda gazetelerin sayfaları nasıl doldurduğunun bir örneğini görmüştük. Aklıma birkaç tane hatırladığım ve gülmekten katıldığım transfer haberi geldi. Hangi gazeteler yazmıştı hatırlamıyorum ama hepsi de bomba haberlerdi.

"Galatasaray ön libero sorununu çözdü. Arsenal kaptanı Patrick Viera kiralık olarak Galatasaray'a gelmeye evet dedi."

"İnter'den FB'ye Anelka için müthiş teklif: Adriano+5 milyon Euro"

"Adriano Fenerbahce'ye geliyor."

"Galatasaray Saviola'yı alıyor."

"Ronaldo beni alın dedi."

"Alex istedi Baptista geliyor." (Ronaldo'nun sakatlığının hemen ertesi günü)

"Zidane yeni Hagi olmak için geliyor."

"Patrick Kluivert İnönü Kartalı olmaya geliyor."

Salla Salla

Gazetelerin spor sayfaları haber bulamadığı günlerde (bu da nasıl oluyorsa) malumunuz üzere sürekli birilerinin adı transfer gündeminde geçer. Bugün de çoğu zaman olduğu gibi bombayı Fotomaç patlatmış. Aşağıdaki resim galiba herşeyi anlatıyor.

Şimdi sorum şu:

Hadi okuyucunuza saygınız kalmadı diyelim kendinize yaptığınız işe de mi hiç saygınız kalmadı?

23 Şubat 2008

Yeteneğine İhanet Eden Futbolcular-2


Bir önceki yazıda yeteneğine ihanet eden Türk futbolcuları yazmıştım şimdi sırada dünyadan örneklerde..


10-) Javier Saviola


Küçük tavşan neden bu halde bilmiyorum. Şu an Real Madrid'de ama sürekli yedek. Son birkaç yıldır da açıkçası o eski Saviola değil. Küçük tavşan büyüdükçe şımardı mı acaba?


9-) Claudio Lopez


Arjantinde Crespo ile beraber efsane ikili olmuşlardı. Lazio formasıyla fırtınalar estirdiği o yılları unutmak mümkün değil elbette. Simdi ülkesinde Racing Club forması giyiyor.


8-)Andres D’Alessandro


River Plate forması ile gösterdiği muhteşem performans ile Almanya Bundesliga'ya Wolfsburg'a transfer oldu. Sonrasında Zaragozaya transfer oldu. Orada tutunamadı ve kendi ülkesine Arjantin'in San Lorenzo takımına transfer oldu.


7-) Elvir Baliç


Açıkçası bu ismi az önceki listeye de yazmayı düşünmedim değil. Ama adamın bir Real Madrid kariyeri var ve her ne kadar bizden olsa da Bosna Milli takımıyla hatırlanıyor. O efsane yıllarından sonra transfer olduğu Real Madrid de bir sakatlandı. Sonra da bir türlü toparlayamadı. Yazık oldu.


6-) Mario Jardel


Supeeerrr Mariooo Jardel... Galatasaray'ın unutulmaz golcüleri arasında sayılabilecek isimlerden biri. Hiç koşmadan tonla gol atıyordu. Tam bir son vuruş ustası. Maalesef Galatasaray yönetiminin masraflarını bahane ederek gönderdiği Jardel S.Lisbon'daki ilk senesinde başarılı maçlar çıkarsa da sonrasında tutunamadı. Son transferi gazetelerde küçücük haber olarak geçti. "Mario Jardel Avustralya'nın Newcastle Jets Klübüne transfer oldu."


5-) Nicolas Anelka


Thierry Henry: "O benim idolümdü."

Zannedersem Thierry Henry'nin bu lafı Anelka'yı anlatmaya yeter de artar bile. Türk futbolseveri olarak kendisini yakından da tanıyoruz. Şu an Chelsea'ye transfer oldu ama muhtemelen Drogba, Sheva ve Kalou döndüğünde pek tercih edilmeyecek. Ne diyelim inşallah hırs eder de bizde yeniden onu zevkle izleriz.


4-) Alvaro Recoba


Bu adam tek kelimeyle Uruguay'ın Sergen Yalçın'ı. Canı istediğinde bir maçı tek başına çevirebilecek bir oyuncu. Ama o da şu an Torino'da top koşturuyor.


3-) Riberio Leite Adriano


Muhteşem şutları, öldürücü vuruşları maalesef geride kaldı. İçki aleminden bir türlü çıkamadı. İnter hala ona çok güveniyor ve belki de bu yüzden onu iyi bir paraya satmak yerine kendine gelsin diye ülkesine Sao Paolo takımına kiraladı. İnşallah toparlanır.


2-) Ariel Ortega


FB seyircisinin yakından tanıdığı isim. Maradona'nın veliahtı olarak gösterdiği bilmem kaç isimden biri ve bence en çok hak edeni. Disiplinden uzak olması mı yoksa başka bi nedenden dolayı mı bilmiyoruz ama Avrupa'da bir türlü kendini gösteremedi. FB ise kariyerinin tam anlamıyla bittiği nokta idi zaten. Şu an yeniden efsane olduğu takıma River Plate'e döndü ama maalesef eski Ortega değil.


1-) Ronaldo Nazario De Souza


Böyle muhteşem bir yeteneğin sonu böyle mi olmalıydı? Livorno maçında ladığı darbe ile galiba artık futbol hayatı bitti. Kendine iyi bakmamasıyla, iyi çalışmamasıyla eleştirildi hep ve maalesef işte son nokta çok kötü bir şekilde geliyor.

Yeteneğine İhanet Eden Futbolcular


Kimi futbolcular vardır yetenekleri sınırlı olmasına rağmen gösterdikleri çaba ile çalışma azimleri ile unutulmaz olurlar tıpkı Bülent Korkmaz gibi. Kimi futbolcular da vardır yetenekleri üst seviyede olmalarına rağmen disiplinsizlikten ya da başka bir sebepten hiçbir zaman yeteneklerinin hak ettiği değeri görememişlerdir. Şimdi bu şekilde olduğunu düşündüğüm 10 Türk futbolcusunu beraber inceleyelim:


10-) Hasan Şaş


2002 Dünya Kupası'nın yıldızı. Daha sonralarının ise hayal kırıklığı. Uzun uzun anlatmaya gerek yok sanırım.


9-) Emre Belezoğlu


Kimileri bu ismin burda olmasına itiraz edebilir ama Emre Belezoğlu dünyadaki sayılı yeteneklerden biri olmasına rağmen bir türlü Dünya Futbolu'nda istenilen seviyeye gelemedi. Belki tercih ettiği görev bölgesinden belki başka nedenlerden.Forvet arkasında 10 numara pozisyonunda oynaması gereken oyuncu nedense ön libero olarak tabir edilen yeri tercih ediyor.Ve doğal olarak şu an çok daha iyi bir yerde olması gerekirken kendi sıradan takımında bile ilk 11'e giremiyor.


8-) Ulaç Çağlayan


Bu ismi çok duymamış olmanız gayet normal çünkü süper lig de boy gösteren bir oyuncu değil. Fenerbahçe altyapısından yetişen bir oyuncu. Mersin İdman Yurdu, Malatyaspor gibi takımlarda oynadı. İkinci ligde daha çok boy gösteren bir oyuncu yani. Mersinli futbolseverlerin çok yakından tanıdığı bu isim yeteneklerini kullanmak yerine gece alemlerinde keyif çatmayı tercih eden bir isim. Benim dikkatimi ilk olarak Galatasaray-MİY maçında çekmişti. O maçta Ergün ve Heinz'in kullandıgı kanadı hallac pamugu gibi atmıstı. Kısa bir arastırma yaptım. MİY taraftarından bir kişi: "Abi çocuk çok yetenekli ama gece alemlerinde sürekli."


7-) Ahmet Dursun


Bjk taraftarının bir zamanlarki göz bebeği. Barcelona'ya attığı goller hala hafızalarımızda. Ahmet Dursun Seba Gitsin tezahüratlarıyla da hatırlarız kendisini. Kendisi de TR Liginin en yeteneklilerinden olmasına rağmen şu an 2. ligde oynuyor.


6-) Yusuf Şimşek


Denizlispor'un efsane kaptanı olacak yakında ama o zamanında yaptığı hatalarla şu an olması gereken noktanın çok ama çok uzağında maalesef.


5-) Ceyhun Eriş


Galatasaray altyapısıyla başlayan macerasında son durağı Konyaspor. Herkesi heyecanlandıran yetenekleri bi tek kendisini heyecanlandırmıyor galiba ki ordan oraya savrulup duruyor.


4-) İlhan Mansız


Müthiş yetenekli bir adam ama bir o kadar da disiplinsiz. 2002 Dünya Kupası'nın Türkiye adına bir başka efsanesiydi. Sonra Japonya falan derken futbol hayatı hem kendi adına hem sevenleri adına çok kötü bitti. En son gördüğümde futbol sahasında yapması gereken şovu Buzda Dans ederke yapıyordu.


3-) Oktay Derelioğlu


"Oktay topu aldı, bir çalım, bir çalım daha Oktay Oktay gidiyor ve gooolll.. Muhteşem bir gol sayın seyirciler.Belçikalılar şaşkınlık içerisinde. Oktay enfes bir gol atıyor. " O muhteşem golü attığında spiker muhtemelen buna benzer laflar etmişti. Sonra ne oldu. Serdar Topraktepe'nin nişanlısını elinden aldı, evlendi. Sonra eşi öldü. Zor günler geçirdi. Sonrasında da bir türlü toplayamadı. Türkiye'nin en yetenekli forvetlerinden biriydi. Yazık oldu.


2-) Berkant Göktan


Yıldıray ile beraber biz zamanlar Ümit Milli Takımın en çok göze batan iki adamından biriydi. Hatta o zaman onun Yıldıray'dan daha yetenekli olduğu söyleniyordu. Bayern'de kalsa daha mı iyi olurdu bilmiyoruz ama Galatasaray'ın bu adama yaramadığı kesin. Şimdi 1860 Münih forması ile Almanya Bundesliga 2 ' de top koşturuyor.


1-) Sergen Yalçın


Dünyanın en yetenekli futbolcuları arasında belki de ilk 10'a girebilecek bir oyuncu. Ama o atları hep futboldan üstün tuttu. Müthiş yeteneklerini maalesef sadece canı isteyince sergiliyor. Canı isteyince oynuyor, oynayınca da Stamford Bridge' i Chelsea'ye dar ediyor.Şimdi Eskişehirspor da forma giyiyor. Türkiye'nin Maradonası olabilecekken ikinci ligin tecrübeli oyuncusu oldu maalesef.


Bu isimlere belki de ilave edilebilecek bir çok futbolcu vardır. Türk futbolcusunun maalesef disiplinden uzak olması dünya futbolunda şu an adından söz ettirecek isimlerin bu şekilde heba olmasına neden oluyor. Ne diyelim çok kızsakta bize galiba Feldkamp gibi disipline adamlar lazım. Ya da bir arkadaşımın dediği gibi "Bunlara şöyle eli sopalı bir hoca lazım. Şımarınca bi tane yerleştirecek bir adam.Yoksa bunlar adam olmayacak"

22 Şubat 2008

Galatasaray


Tarih 17 Mayıs 2000.. Galatasaray inanılması güç bir şeyi başarmış ve UEFA da finale çıkmış. Sahaya çıkarken bütün tribünler de bir coşku var. Televizyon başındaki herkeste de büyük bir umut ve inanç. Galatasaray 10 kişi kalıyor hem de komutanı efsanesi atılıyor oyundan. Ama başını Bülent Korkmaz'ın çektiği o efsane oyuncular biz bu savaşı kaybetmeyiz arkadaş diyor ve zorda olsa Türk futbol tarihinin en büyük zaferine imza atıyor.

Tarih 21 Şubat 2008.. Galatasaray Ş.Liginde çeyrek final oynadığı 2001 sezonundan beri ilk kez Avrupa da taraftarları heyecanlandıran bir oyundan sonra rövanşa çıkıyor. Bütün taraftarlar maçtan önce umutlu. Maç başlıyor ve Galatasaray Chelsea faciasından sonra ilk kez 5 gol yiyor,tam anlamıyla rezil oluyor. Taraftar sonuçtan çok başka birşeye kızıyor. Buyrun bugün maçın kritiğini yapan bir arkadaşımın ağzından neden kızıldığını öğrenelim: "Kardeş skor çok rezil ama hepsinden kötüsü takım koşmuyor. Bir takım hiç mi koşmaz ,bu kadar mı çabuk pes eder. Bir de hepsi gençmiş. Bana genç topçu değil yürekli topçu lazım kardeşim. Ah be kaptan ah be Hagi nerdesiniz"

Kalite Farkı.


Üç gündür gerek Şampiyonlar Ligi gerekse UEFA da maçları izliyoruz. Maalesef bir kez daha Avrupa takımları ile bizim takımlarımız arasında çok büyük farklar olduğunu gördük. Hele salı gecesi oynanan Liverpool-İnter maçı tam derslikti. Yeniden futbol izlemekten büyük keyif aldım. Ne diyelim bizim takımlarımızda en yakın zamanda onlar gibi futbol oynar inşallah.

21 Şubat 2008

Leverkusen-Galatasaray


Bugün bir başka temsilcimiz çıkıyor sahaya. İlk maçta süper oynamasına rağmen gol bulamayan Galatasaray bakalım bugün ne yapacak? Leverkusen takımı iddaa oynayanların çok iyi bildiği gibi ne yapacağı önceden kestirilemeyen bir takım. Dünyada dengesiz denilebilecek 3 takımdan biri. Galatasaray'ın ne yapacağı belli. Lincoln ilk 11 de yok deniliyor ama şahsen inanmıyorum. Lincoln bugün ilk 11 başlar. Benim tek dileğim inşallah onlarda Gekas başlamaz. Servet uzun boylu yavaş adamları çok güzel savunabiliyor. Ama Gekas gibi aralara kaçan hızlı bir adamı savunması biraz zor. Galatasaray her zamanki gibi oynarsa bu maçtan istediği sonucu alır. Umarım zevkli bir mücadele sonunda gülen taraf Sarı-Kırmızılılar olur.Muhtemel kadrolar:

Galatasaray

Orkun- Song,Emre,Servet,Hakan-Mehmet Topal,Lincoln,Barış,Arda-H.Şükür,Ü.Karan


Leverkusen

Adler- Castro,Friedrich,Haggui,Sarpei- Rolfes,Vidal,Schneider,Barbarez,Barnetta- Kießling

20 Şubat 2008

Es-Es Efsanesi


Sevila'nın kaybettiği macı anlatacağımı söylemiştim. Bizim daha dünyada olmadığımız yıllarda 1970-71 sezonunda Es-Es lakaplı Eskişehirspor ile karşılaşır Sevilla. İlk macı İspanya'da kendi sahasında 1-0 kazanır. İkinci maçta da ilk golü atar Sevilla hem de 77. dakikada. Es-Es fırtına gibi esmiştir maçta ama golü de yemiştir işte.Bazı taraftarlar stadı terketmeye bile başlamıştır. Geriye kalan cefakar taraftarların duaları mı etkili olmuştur yoksa haksızlığa karşı edilen isyanlar mı bilinmez ama o anda birşeyler değişmeye başlar. 78. dakikada Fethi Heper açar perdeyi sonra 82. dakikada yine Fethi Heper atar. Dakikalar 89 u gösterdiğindeyse Fethi Heper Sevillalılara son şoku yaşatır, pek ondan görülmeye alışılmadık bir kafa golü atar ve Es-Es üst tura çıkar. O maçın yıldızı Fethi Heper'in sözleri o dönemki inancın, o dönemki başarıların neden bu kadar değerli olduğunu açıklamaya yeter de artar galiba:

“İspanya’da Sevilla maçı var. Faik’in sol ayak parmağı kırılmış. Kaç tane orta yaptı, kaç topa vurduysa hep o ayakla. Bugün ayakkabının üzerine kuş tüyü düşen futbolcunun üç ay tedavisi sürüyor, MR’ı çekiliyor...”

Fenerbahce-Sevilla


Fenerbahce'nin bu aksamki konuğu Sevilla. Tek dileğimiz zevkli bir mücadele sonunda Fenerbahce'nin istediği sonucu alabilmesi. Sevilla geçmişte Türk takımları ile 3 mac yapmış. İkisini kazanmış birini kaybetmiş hem de nasıl kaybetmiş. Neyse o konudan birazdan bahsedeceğim.

Peki bu akşamki maç ne olur?

Sevilla'nın kanat adamlarının çok iyi olduğu tartışmasız bir gerçek. FB'nin de kanatlarının pek işlemediği başka bir gerçek.Roberto Carlos her ne kadar bu hafta yaptığı gibi bizi heyecanlandıran şutlar atsa da o taptığımız oyuncu olmadığı maalesef bir gerçek. Gökhan Gönül kaliteli bir futbolcu ama karşısında İspanya Ligi'nin en sükse yapan adamlarından biri olan Capel olacak. Ve maalesef bir diğer gerçek Gökhan o kanatta eger Deivid ile beraber oynayacaksa o kanadı tek basına savunmak zorunda kalacak ve tıpkı İnter macında olduğu gibi o kanat belki de darmadağın olacak. FB'nin avantajları ne peki? Herkes gözünde büyütse de Kanoute tam FB'nin defansının tutabileceği uzun boylu ama çok hızlı olmayan bir oyuncu. Biraz dikkatli oynarlarsa Kanoute bugünün en kötüsü olabilir. Tabii Lugano- Edu ikilisine ne kadar güvenilir? Bir de FBlilerin en büyük şansı bu maçta form tutmuş bir Kezman'ın oynaması olacak heralde. Gol makinası! Semih'i bu maçta tercih etmeyecegini umalım.

Muhtemel Kadrolar


FENERBAHÇE

Volkan Demirel -Gökhan, Lugano, Edu, Roberto Carlos-Deivid, Selçuk, Aurelio, Uğur, Alex, Kezman
SEVILLA

Palop, Adriano Correia, Daniel Alves, Escude Dragutinovic- Jesus Navas ,Poulsen, Keita, Diego Capel- Luis Fabiano, Kanoute

19 Şubat 2008

Şampiyonlar Ligi


Heyecan yeniden start alıyor. İnsallah cok güzel, çok zevkli maçlar izleriz. Benim bu turdaki favori eşleşmem Liverpool-İnter. Çoğu insan Arsenal-Milan da diyebilir. Ama nerde ne yapacağı belli olmayan iki takımın İnter ile Liverpool'un maçları eminim ki bizleri zevkten dört köşe edecek. Fenerbahçe de umarız bu akşam kazanır ve bizlere yeni bir mutluluk yaşatır.


Celtic- Barcelona

Lyon-M.United

Schalke-Porto

Liverpool-İnter

Roma-R.Madrid

Arsenal-Milan

Olympiakos-Chelsea

Fenerbahçe-Sevilla

18 Şubat 2008

Can Cumhur Bozacı

Dün akşam TRT Stadyum programında izledim. İzlerken çok keyif aldım. Rizesporun oyuncusu Cumhur Bozacı bir pozisyonda yerde kalıyor, yan hakemde oyna oyna diyor. Cumhur önce hakeme bakıyor sonra sinirli şekilde çiftetelli oynamaya başlıyor. Çok keyif aldım çok. Umarız bundan sonra hakemlere hep bu şekilde tepkiler gelir. Ne diyelim sen bizi güldürdün Allah'ta seni güldürsün. Videosunu bulur bulmaz burda linkini yayınlayacağım.

Ertugrul Sağlam


Bazı futbol adamları vardır taraflı tarafsız herkesin sevgisini, sempatisini kazanırlar. Bu adamlardan biridir Ertuğrul Sağlam. Ankaraspor maçında neden bu kadar sevildiğini de gösterdi.Hiç kompleks yapmadan oyuncusunun ayakkabısını itina ile bağladı.Bu konuda herkes istediğini söyleyebilir. Centilmenliği,efendiliği çok özlediğimiz şu günlerde en güzel örnektir kendisi.Hep böyle kal hocam he böyle kal.

16 Şubat 2008

Ya Diğer Gençler?


Arda Turan'dan bahsetmişken diğer önemli gençleri de es geçmemek lazım di mi?

17 yaş altı takımı olarak Dünya Şampiyonası'nda o çok ses getiren kadrodaki oyuncular Türk vatandaşı değilde herhangi başka bir ülkenin vatandaşı olsalardı şu an birçoğunu ağzımız açık hayranlıkla izliyor olacaktık. Belki de birkaç tanesi müthiş transfer bedelleriyle büyük klüplerde olacaklardı. Peki aşağıdaki kadrodan kaç kişiyi tanıyoruz ya da şu an nerede olduğunu biliyoruz?

İtalya'daki şampiyonada ay yıldızlı ekibimizin kadrosunda yer alan futbolcular:

Kaleciler

volkan babacan (fenerbahçe ),onur recep kıvrak (karşıyaka),eray birniçan (yıldırım bosnaspor)

Defans

cengiz çoban (trabzonspor),emre balak (samsunspor ),anıl taşdemir (göztepe),mehmet yılmaz (bursaspor ),ferhat bıkmaz (hannover 96),ergün berisha (grasshoppers ),erkan ferin (galatasaray ),serdar kesci (galatasaray ),harun karadaş (galatasaray ),aykut demir (nac breda)

ortasaha

caner erkin (vestel manisaspor ),murat duruer (ankaragücü),nuri şahin (borussia dortmund ),deniz yılmaz (bayern münih ),aydın yılmaz (galatasaray ),arda turan(galatasaray)

forvet

özgürcan özcan (galatasaray,)tevfik köse (bayer 04 leverkusen), cafercan aksu(galatasaray)


NOT: Takım isimleri futbolcuların o dönem oynadıkları takımların isimleridir.

Arda Turan


Futbolumuzun son iki yılına damgası vuran genç oyuncu. Bundan birkaç yıl önce hazırlık karşılaşmasında izlediğim ve Cafercan Aksu ile beraber gözüme batan iki isimden biri olan Arda Turan..
Son günlerde ismi çok sık geçiyor yine. Geçen sezon yıldızın olmadığı, yetenekli oyuncuya susamış bir klübün gözbebeği olarak çıktı piyasaya. Her yaptığı olay oldu.Her taraftan pohpohlandı. Sonunda biraz şımardı. Daha da kötüsü takımda kendisinden daha iyisi olmadığını bildiği için mi yoksa hocasının onun yeterli olduğunu düşünmesinden mi bilinmez hep aynı standartta gitti. Hatta biraz geriledi. Bu yıl ise Feldkamp'ın gelmesiyle ve Lincoln'ün gelmesi ile beraber Arda Turan gelişimine kaldığı yerden tekrar başladı. Şimdi aranızda bazıları ne farkı var diyebilir. Ama dikkatli izleyen gözler onun bu sene kaleyi daha fazla düşündüğünü, artık korkmadan kaleyi uzaktan şutlarla yokladığını, ayağında topu gerekmedikçe tutmadığını görürler. Hadi Arda devam et bu yoldan.

TFF'den İstediklerim

1-) Federasyondan klüplere dağıtılan paraların seyirci kitlesine göre değil tamamen başarıya endeksli olmasını istiyorum. Başarılı olan ve başarılı oldukça gelirleri artan klüplerin seyirci potansiyelinin de Trabzonspor örneğinde olduğu gibi artacağına inanıyorum.
2-) Televizyon yayınına katılıp hakemler,federasyon gibi konularda tahrik edici davranışta bulunan yönetici,teknik adam ve futbolculara ağır cezalar verilmesini istiyorum.
3-) UEFA bünyesinde bulunan ama AB ülkesi olmadığı için haksız bir şekilde futbolcuları yabancı statüsünde sayılan biz ve bizim gibi ülke federasyonlarıyla işbirliği yaparak UEFA bünyesinde turnuvalara katılan ülke futbolcularının UEFA bünyesine bağlı ülkelerde yabancı sayılmamasının sağlanmasını istiyorum. Böylelikle iki ülke arasında seçim yapmak zorunda kalan gurbetçi kardeşlerimize de seçim yaparken bir daha düşünme fırsatı verilmesini istiyorum.
4-) Süper Lig'de mücadele eden her klübe stadlarını modernleştirme ya da modern stad yapma zorunluluğu getirilmesini istiyorum. Avrupa'da örneklerini sıkça gördüğümüz küçük ama modern stadlar gibi stadlar yapılmalı. Bizde stad deyince nedense hep devasa şeyler geliyor akla. Halbuki Gençlerbirliği, Kasımpaşa gibi klüplere 7500-10000 kişilik modern bir stad yeter de artar bile.
5-) Bahis oynayan, şike yapan, teşvik alan, iki kez doping cezası alan futbolcunun, teknik adamın lisansının iptal edilmesini ve hiçbir şekilde milli görev almamasını istiyorum.
6-) Yabancı oyuncu sayısının altyapıdan 22 yaşını aşmamış en az 5 futbolcunun 25 kişilik kadroda, en az 2 kişinin de 18 kişilik kadroda olması şartıyla serbest bırakılmasını istiyorum. Rekabet ortamının artması futbolcumuzu köreltmez aksine onları daha iyi olmaya zorlar. Lincoln geldikten sonra aşama kaydetmeye yeniden başlayan Arda Turan örneğinde olduğu gibi.
7-) Süper Lig'den en azından birkaç maçın şifresiz bir kanalda yayınlanmasını bu sayede bizim gibi futbola meraklı insanların süper ligdeki yetenekleri takip etme şansımızın olmasını istiyorum. Ben nasıl Pascal Chimbonda'nın Le havre'den Bastia'ya ordan Wigan'a ordan Tottenham'a gittiğini biliyorsam Mehmet Yıldız'ın da nerelerden geldiğini, o takımlarda nasıl performanslar sergilediğini bilmek istiyorum.
8-) Milli Takımın yılda en az üç hazırlık maçı yapmasını ve bu maçları anadolunun değişik şehirlerinde yapmasını istiyorum. Milli takımla anadoluyu bütünleştirmek istiyorsanız bizi kupaya götürmeyin, onları bize getirin. Çünkü artık biz onların sadece İstanbul seyircisine ait olduğunu düşünmeye başladık. Bizim de aslanlarımızı görmeye, onlara sevgimizi sunmaya hakkımız yok mu?
9-) NBA örneğinde olduğu gibi her sene uygun bir zaman diliminde Yabancılar-Türkler karmaları ya da Anadolu-İstanbul karmalarının şov amaçlı bir maç yapmasını ve bu maçı yine ülkenin değişik şehirlerinde yapmasını istiyorum. Bu sayede hem gerilen ortamın biraz yumşamasını hem de süper lig futbolcusuna hasret kalan anadolu seyircisinin hasret gidermesini sağlayabilirsiniz. Bu maçın geliri de uygun bir kuruma bağışlanabilir.
10-) Milli Takım formasının dizaynın güzelleştirilmesini istiyorum. Turkuaz renkle bir sorunum yok sadece tasarımın rezalet olduğunu düşünüyorum. Aslında bir yandan da gülüyorum tam Türk işi olmuş don-atlet gibi diye :)